Incumbered türkçesi Incumbered nedir

  • Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır).
  • Yük olmak.
  • Ağırlık olmak.
  • Güçlük çıkartmak.
  • Engellemek.
  • Ayak bağı olmak.
  • Engel olmak.

Incumbered ingilizcede ne demek, Incumbered nerede nasıl kullanılır?

Incumber : Ağırlık olmak. Engellemek. Yük olmak. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Ayak bağı olmak. Güçlük çıkartmak. Engel olmak.

Incumbering : Ayak bağı olmak. Engellemek. Yük olmak. Ağırlık olmak. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Güçlük çıkartmak. Engel olmak.

Incumbers : Engel olmak. Ayak bağı olmak. Güçlük çıkartmak. Engellemek. Yük olmak. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Ağırlık olmak.

Incumbencies : Görev süresi. Memuriyet dönemi. Memuriyet. Ödev. Zorunluluk. Görev. Yükümlülük. Vazife.

Incumbency : Vazife. Ödev. Memuriyet. Yükümlülük. Görev. Memuriyet dönemi. Görev süresi. Zorunluluk.

Incumbently : Gerekli bir şekilde. Sorumlu bir şekilde. Zorunlu bir şekilde. Mecbur bir şekilde. Görev sorumluluğu olan bir şekilde.

Incumbent : Memur. Görev olarak yükletilmiş. Düşen. Görevli. Boynunun borcu. Zorunlu. Ödevli. Üzerine düşen. Üzerine vazife olan. Yükümlü.

Incumbents : Mahalle papazı (ingiliz ingilizcesi). Memur. Üzerine düşen. Görevli. Düşen. Zorunlu. Yükümlü. Ödevli. Görevli kimse.

 

Be incumbent : İşlemle ilişkisi olma. Terettüp etmek. Görevli olma, işi yapımla ilişkili bulunma.

Incumbrance : Yükümlülük. Sorumluluk. Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Engel. Güçlük. Taahhüt. Masraf. Ağırlık. Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk).

İngilizce Incumbered Türkçe anlamı, Incumbered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incumbered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baulking : İnatla yürümemek. Ayak diremek. Ket. Sürülmemiş tarla. Durdurmak. İnat etmek. Kaçınmak. Duraksamak. Engel.

Imposed : Etkilenmek. Zorlamak. Yüklemek. Dayatılan. Empoze. Maruz kalmış. Uygulmaya koymak. Kötüye kullanmak. Maruz kalınan.

Clogged : Engel olunmuş. Tıkalı. Tıkalı (yol). Doldurmak. Tıkamak. Tıkanmak. Kösteklemek. Pıhtılaşmak. Sıkıntı vermek.

Impede : Geciktirmek. Sürüncemede bırakmak. Engel teşkil etmek. Engel çıkarmak. Alıkoymak. Sekte vurmak. Kösteklemek. Engel oluşturmak.

Baffle : Sesyayar körük. Hayret ettirmek. Boşa çıkarmak. Şaşkına çevirmek. Ses kaybını ya da dağılmasını önlemek için herhangi bir gereçten yapılmış gergi. Hayret uyandırmak. Şaşırtmak. Önlemek. Sesyayarın ağzı; sesin titreşimlerini denetleyen esnek gereç.

Balk : Anlaşmaya yanaşmamak. Yürümemekte direnmek. Duraksamak. İnatla yürümemek. Kütük. Kaçınmak. Önünü kesmek.

Cumbers : Sıkmak.

Inconvenienced : Sıkıntı veren şey. Rahatsızlık verilmiş. Canı sıkılmış. Rahatsız etmek. Zahmet. Zahmet olmak. Rahatsız edilmiş. Zorlaştırmak. Sıkıntı vermek. İşini zorlaştırmak.

 

Incumbered synonyms : unnumerable, loaded down, unnumberable, incumbering, incumbers, encumbers, block, blankets, balking, imposes, bar, blanket, avert, incumber, binds, cumbered, debarred, bear hard on, avoid, baulks, averted, myriad, debar, uncounted, heavy laden, countless, be a charge on somebody, innumerous, circumvent, burdened, bind, averts, numberless.

Incumbered zıt anlamlı kelimeler, Incumbered kelime anlamı

Calculable : Hesap edilebilir. Hesap edilir. Hesaplanabilir. Olabilir. Güvenilir. Sağlam. Sayılabilir.

Unencumbered : Serbest. İpoteksiz. Engelsiz. Borçsuz.