Duraksamak nedir, Duraksamak ne demek

  • Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek

"Duraksamak" ile ilgili cümle

  • "Duraksadı, gülümsedi, kâğıda uzandı, yüzünden daha esmerdi eli, biçimliydi." - Y. Atılgan

Duraksamak anlamı, kısaca tanımı:

Duraksama : Duraksamak işi, tereddüt.

Durak : Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Cümle sonundaki nokta. Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Bir ölçü uzunluğunda susma. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme.

Yapmak : Düzenli bir duruma getirmek. Yol almak. Bir durum yaratmak. Gerçekleştirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Dışkı çıkarmak. Üretmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Evlendirmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Davranmak, hareket etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Olmasına yol açmak. Olmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Onarmak, tamir etmek.

 

Demek : Bir işe kalkışmak, yeltenmek. Bir dilde karşılığı olmak. yani, anlaşılan. Düşünmek. öyle mi. Oranlamak. Söylemek, söz söylemek. Herhangi bir ses çıkarmak. bir şey anlamına gelmek. Erişmek. Ad vermek. Ummak. Herhangi bir kanıya, yargıya varmak. Saymak, kabul etmek. inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Duraklamak : Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

Tereddüt : Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik.

Diğer dillerde Duraksamak anlamı nedir?

İngilizce'de Duraksamak ne demek? : v. hesitate, pause, come to a stop, balk, baulk, dither, falter, halt, hang back, hobble, hover, vibrate, waver

Fransızca'da Duraksamak : hésiter, balancer, broncher, marchander

Almanca'da Duraksamak : v. fackeln, säumen, zaudern, zögern

Rusça'da Duraksamak : v. раздумывать, запинаться, заминаться, замяться