Duraklamak nedir, Duraklamak ne demek
- Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak

- Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.
"Duraklamak" ile ilgili cümleler
- "Rüstem hayret içinde durakladı." - S. F. Abasıyanık
İngilizce'de Duraklamak ne demek? Duraklamak ingilizcesi nedir?:
pause
Duraklamak anlamı, tanımı:
Duraklama : İlerlemekte olan bir birliğin, vakitsiz, yersiz ve düzensiz olarak yürüyüşünü durdurması. Duraklamak işi.
Durak : Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Cümle sonundaki nokta. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Bir ölçü uzunluğunda susma. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi.
Hareket : Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim. Davranış, tutum. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Durmak : Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. Ara vermek. Beklemek, dikilmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Dinmek, kesilmek. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Var olmak. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Hareketsiz durumda olmak. Varlığını sürdürmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak.
Çıkarma : Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Çıkarmak işi, emisyon. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.
Söyleme : Söylemek işi.
Duraksamak : Ne yapmak veya ne demek gerektiğini kestiremeyerek duraklamak, tereddüt etmek.
Tereddüt : Kararsızlık, duraksama, ikircik, ikirciklik.
Diğer dillerde Duraklamak anlamı nedir?
İngilizce'de Duraklamak ne demek? : v. pause, come to a standstill, lag, lag behind
Fransızca'da Duraklamak : stationner
Almanca'da Duraklamak : v. innehalten, zögern
Rusça'da Duraklamak : v. задерживаться, заминаться, задержаться, замяться

Bu kısımda Duraklamak nedir? Duraklamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Duraklamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Duraklamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.