Lag türkçesi Lag nedir
- Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.
- Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre.
- Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi.
- Tahta kaplamak.
- Gerilik.
- Gerileme.
- Son.
- Gecikme.
- Duraklama.
- Geri.
- Duraklamak.
- Yalıtım malzemesi ile kaplamak.
- Gecikmek.
- Geri kalmak.
- Geride olma.
- Oyalanmak.
Lag ile ilgili cümleler
English: Whenever I go abroad, I suffer from jet lag and diarrhea.
Turkish: Her ne zaman yurtdışına gitsem saat farkı ve ishalden rahatsız olurum.
English: I'm still suffering from jet lag.
Turkish: Hâlâ uyku düzensizliği çekiyorum.
English: It's been a week, but I'm still suffering from jet lag.
Turkish: Bir hafta oldu fakat uyku düzensizliğinden hâlâ çekiyorum.
English: How can I fix the lag?
Turkish: Gecikmeyi nasıl düzeltebilirim?
English: I've got a bad case of jet lag.
Turkish: Saat farkıyla ilgili kötü bir durumum var.
Lag ingilizcede ne demek, Lag nerede nasıl kullanılır?
Lag angle : Gecikme açısı.
Lag baomer : Roma imparatorluğu'nun baskıları karşısında yahudi inancının gizlilik içerisinde sürdürülmesi ve korunması anısına yapılan yahudi merasimi. Omer'in 33'üncü günü kutlanan yahudi tatili.
Lag behind : Geri kalmak. Geriye düşmek. Arkada kalmak. Duraklamak. Ayak uyduramamak. Nal toplamak. Gecikmek. -den geri kalmak. Geride kalmak.
Lag correlation : Gecikmeli korelasyon.
Lag covariance : Gecikmeli kovaryans.
Lag model : Gecikme modeli.
Lag end : Son. Geç kalan.
Lag period : Gecikme süresi. Lag fazı. Bakteri kültüründe, mikroorganizma büyümesinin çok az ya da hiç olmadığı ilk safha. Ölü-zaman.
Lag distribution : Gecikme dağılımı.
Lag operator : Gecikme işleci.
İngilizce Lag Türkçe anlamı, Lag eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hold off : Uzakla tutmak. Olmamak. Ertelemek. Mesafe koymak. Çekinmek. Yaklaştırmamak. Gerçekleşmemek. Uzakta tutmak. Uzak tutmak.
Plank : Kalas. Tahta. Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir. Uzun tahta. Payanda. Kalas döşemek. Tahta döşemek. Tahta (enli). Yatay duruş.
Conclusive : İnandırıcı. Kati. Kesin. Anlaşılmış. Şüpheleri ortadan kaldıran. Nihai. Tahdidi. Kesinleşmiş.
Discontinuation : Vazgeçme. Ara. Sona erme. Kesilme. Devamsızlık. Fasıla. Kesme. Aralık. Son verme.
Backward : İsteksiz. Yavaş öğrenen. Geriye. Geriye yönelmiş. Geriye doğru. Geç kavrayan. Ters. Geri kalmış. Çekingen.
Closer : Yakın. Tuğla parçası. Satışla sonuçlandıra. Kapı kapatıcısı. Bitişik. Cimri. Ketum. Konjonktör. Sık. İçli dışlı.
Hang behind : Geç çıkmak.
Hold up : Göstermek. Yolunu kesmek. Dayanmak. Kaldırmak. Desteklemek. Durdurmak. Yolunu kesip soymak. Alıkoymak. Yardımda bulunmak.
Fall behind with : Sürüncemede kalmak.
Fro : Be. Arka. Den.
Lag synonyms : be amused, back space, jitter, aback, decline, arrearage, be delayed, afterbirth, standstill, deferrals, conclusory, paused, be tardy, devolution, deficiencies, delayed, hesitated, holdups, loses, hesitate, dorsa, be slow, deferral, trail, all in all, layover, pause, discontinuations, backspaces, slowdown, follow, conclusion, bksp.
Lag zıt anlamlı kelimeler, Lag kelime anlamı
Precede : -den önce gelmek. Önünde gitmek. Önce gelmek. -den üstün olmak. Önde olmak. Önce davranmak. Önünde olmak. Önce olmak. Üstün olmak. -den önde yer almak.
Uncover : Kapağını açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Meydana çıkarmak. Şapka çıkarmak. Örtüsünü açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü kaldırmak. Deşifre etmek. Açmak. Ortaya çıkarmak.
Lag ingilizce tanımı, definition of Lag
Lag kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which comes in last. To slacken. One transported for a crime. Coming tardily after or behind. The failing behind or retardation of one phenomenon with respect to another to which it is closely related. To linger or loiter. To stay or fall behind. To cause to lag. To transport for crime. Tardy. One who lags. As, the lag of magnetization compared with the magnetizing force (hysteresis). The lag of the current in an alternating circuit behind the impressed electro-motive force which produced it. To walk or more slowly. Slow.

Bu kısımda Lag kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lag ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lag anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lag ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.