Plank türkçesi Plank nedir

  • Döşeme tahtası.
  • Kalas ile kaplamak.
  • Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir.
  • Yatay duruş.
  • Uzun tahta.
  • Tahta (enli).
  • Kalas.
  • Kalas döşemek.
  • Önemli madde (pol.).
  • Tahta kaplamak.
  • Tahta döşemek.
  • Kalasla desteklemek.
  • Tahta ile kaplamak.
  • Payanda.
  • Dayanak.
  • Tahta.

Plank ile ilgili cümleler

English: Most whales feed on plankton.
Turkish: Çoğu balinalar planktonla beslenir.

Plank ingilizcede ne demek, Plank nerede nasıl kullanılır?

Plank down : Tık para vermek. Hemen ödemak. Üzerine yığılmak. Nakit ödemek. Hemen ödemek. Pat diye düşmek.

Plank flooring : Ahşap döşeme.

Plank pile : Ahşap palplanş.

Plank saw : Tahta bıçkısı.

Plank timber : Tomruk.

Deck plank : Güverte tahtası.

Planks : Önemli madde (pol.). Kaplama. Payanda. Kalas. Döşeme tahtası. Tahta.

Planking : Tahta döşeme. Ahşap döşeme. Ağaç döşeme. Kalaslar. Keçeleştirme. Kalas kaplama. Döşeme. Kalas döşeme. Tahta kaplama.

Planking machine : Keçeleştirme makinesi.

Planked : Kalas döşemek. Kalasla desteklemek. Tahta kaplamak. Tahtalı. Tahta döşemek.

İngilizce Plank Türkçe anlamı, Plank eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Baseline : Ana hat. Taban hizası. (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Temel. Son cümle. Başlama çizgisi. Esas alınan çizgi. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol).

The wood : Ağaçlık. Kereste. Ağaç. Koru. Orman. Tahta nefesli çalgı. Ağaçlandırmak. Ahşap. Odun.

Anchorages : Güven kaynağı. Destek. Demirleme yeri. Demirleme.

Crutch : Pantolon ağı. Çatal destek. Apışlık. Çatal uçlu bir destek. Koltuk değneği. Destek. Kasık.

Flat surface : Düz saha. Tabla. Yassı yüzey. Düz yüz. Düz zemin.

Lumber : Kereste. Lüzumsuz eşya ile doldurmak. Ağaç kesmek. Hantal hantal yürümek. Ağır hareket etmek. Ormanda ağaç kesmek. Yavaşça yürümek. Gereksiz eşya. (ormanda) ağaç kesmek. Kereste kesmek.

Baselines : (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Ana hat. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Temel. Başlama hattı. Referans hattı. Taban çizgisinde. Taban çizgisi. Son cümle. Esas alınan çizgi.

Wale : Kırbaç izi. Kumaştaki kabarık çizgi. Refah. Dayak beresi. Kuşak. Çizgi. Pervaz. İz. Kenar. Kamçı izi.

Planch : Altlık.

Knothole : (ağaç) budak deliği. Budak gözü. Budak deliği.

Plank synonyms : plank over, matchboard, counterfort, bracing, back rest, pier, piers, clapboards, bases, timbers, gusseting, buttress, floorboarding, deal, abuttal, planks, board, clapboard, cover, abutment, floorboards, foundation, rafter, wooden beam, floorboard, backstop, crowfoots, planching, bulwarks, basis, planked, hardboard, blackboards.

 

Plank zıt anlamlı kelimeler, Plank kelime anlamı

Uncover : Ortaya çıkarmak. Deşifre etmek. Meydana çıkarmak. Kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Üstünü açmak. Şapka çıkarmak.

Plank ingilizce tanımı, definition of Plank

Plank kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to plank a floor or a ship. To cover or lay with planks. A broad piece of sawed timber, differing from a board only in being thicker. [Bakınız: Board].