The wood türkçesi The wood nedir

The wood ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary like walking together in the woods.
Turkish: Ali ve Mary ormanda birlikte yürümeyi severler.

English: Ali has been living in the woods by himself for the last three years.
Turkish: Ali son üç yıldır ormanlarda tek başına yaşıyor.

English: Cut up the wood with an ax.
Turkish: Tahtayı baltayla kes.

English: If the door doesn't fit, you might have to shave off a bit of the wood until it closes properly.
Turkish: Kapı uymuyorsa, düzgün şekilde kapanana kadar ahşabı biraz rendelemek zorunda kalabilirsin.

English: They say that the wood is haunted.
Turkish: O ağaçlığın perili olduğunu söylüyorlar.

The wood ingilizcede ne demek, The wood nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Wood : Ağaçlık. Tahta. Orman. Koru. Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı. Ağaçlandırmak. Kereste. Ağaç. Tahtadan yapılmış.

The wooden dish : Tahta tabak. Dedelerini kendileri ile beraber yemek yemeğe zorlayan ama ona sadece tahta bir tabak veren bir aile hakkında yahudi efsanesi.

 

Affect the woods : Ormanda yaşamak (botanik ve zooloji terimi).

Babe in the woods : Acemi çaylak. Ana kuzusu. Ağzı süt kokan kimse. Süt kuzusu. Süt çocuğu. Kaybolmuş. Masum. Ormandaki bebek. Kayıp. Muhallebi çocuğu.

Babes in the wood : Ormandaki bebekler. 18'inci yüzyıl sonlarında doğru wicklow dağları ve enniscorthy ormanını istila etmiş isyancı kalabalıklar. Hemen kandırılabilen ve hiçbir şeyden şüphe etmeyen ve çabuk güvenen saf insanlar.

Be out of the wood : Tehlike dışında olmak. Ormandan çıkmak. Tehlikeyi atlatmak. Riskten uzak olmak. Düzlüğe çıkmak. Orman dışında olmak.

İngilizce The wood Türkçe anlamı, The wood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The wood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arboraceous : Ağaçlarla dolu olan. Ormanlık. Ağaçlarla dolu. Ağaç gibi olan. Ağaçlıklı. Ağaçlı. Ağaçlık (bölge).

Afforested : Ağaçlandırılmış. Ormanlaştırmak.

Arbors : Gölgelik. Dingil. Çardak. Ormanda gölgelik yer. Ağaçlandırma. Pergole. Küçük bahçe köşkü. Mil. Ağaç dikme.

Full of trees : Ağaçlarla dolu.

Greenwood : Wisconsin eyaletinde şehir. Haydut yatağı. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Minnesota eyaletinde şehir. Güney carolina eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde şehir. Ormanlık.

Plantations : Ekim. Çiftlik. Plantasyon. Ekili alan. Sömürge. Sömürge kurma. Fidanlık. Koruma. Dikmelik.

Ebonise : (britanya ingilizcesi) siyah renge boyamak. Bir şeyi (örneğin mobilyayı) siyaha boyamak. Bir şeyi koyu renkliymiş gibi göstermek (ebonize olarak da yazılır). Abanoz rengine boyamak. Abanoz boyası ile perdahlamak. Siyaha boyamak. Tahta gibi maddeleri siyah yapmak. Siyahlaştırmak. Siyah renk vermek.

 

Treeing : Çarmıh. Ağaca çıkarmak. Çıkmaza sokmak. Ağaçtan. Ağaç şeklinde kristalleşme. Mil. Darağacı.

The wood synonyms : gallowstree, groves, holts, foresting, pawpaw, grove, reforest, jungles, kindlings, boskage, timber, tree, plantation, wooden, burls, firewoods, hardwood, lowbrow, plants, sylvan, blackboard, board, dork, lignified, lumbers, swine, burl, arboreous, lowbrows, kindling, stuffs, reforesting, lumbered.