Planks türkçesi Planks nedir

Planks ingilizcede ne demek, Planks nerede nasıl kullanılır?

Gangplanks : Güverte iskelesi. Sürme iskele. İskele tahtası. Borda iskelesi. İskele. Dosa.

Plank down : Hemen ödemak. Tık para vermek. Üzerine yığılmak. Nakit ödemek. Pat diye düşmek. Hemen ödemek.

Plank flooring : Ahşap döşeme.

Plank pile : Ahşap palplanş.

Plank saw : Tahta bıçkısı.

Plank : Kalas. Kalasla desteklemek. Tahta kaplamak. Önemli madde (pol.). Döşeme tahtası. Dayanak. Kalas ile kaplamak. Tahta (enli). Tahta döşemek. Tahta.

Walk the plank : Kovulmak. Güvertedeki kalastan zorla yürütülmek. Atılmak. Güvertenin üzerindeki kalasta gözleri bağlı olarak yürümeye mecbur olmak. (işlediği bir suçun) cezasını çekmek veya cezasına katlanmak. (işinden) kovulmak veya atılmak.

Deck plank : Güverte tahtası.

Plankings : Ahşap döşeme. Kalaslar. Tahta döşeme. Keçeleştirme. Tahta kaplama. Kalas döşeme. Döşeme. Kalas kaplama.

Asphalt plank : Asfalt plak.

İngilizce Planks Türkçe anlamı, Planks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blackboards : Yazı tahtası. Kara tahta. Sınıf tahtası. Karatahta. Tahta (okul). Ders tahtası.

 

Heavenly body : Gök cismi. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Gök boşluğunda yer alan yıldız, gezegen, güneş, bulutsu vb. adlarla tanınan varlıkların tümüne verilen ad. Gökcismi. Uzaydaki cisimlerden her biri; güneş, ay, gezegenler, yıldızlar vb.

Piers : Pencereler arasındaki duvar. Rıhtım. Kapılar arasındaki duvar. Mendirek. Dalgakıran. İskele.

Floorboards : Döşemelik tahta. Alabildiğine gazlamak. Arabanın alt bölümü. Bir kattaki tahta döşeme.

Flat surface : Düz zemin. Düz yüz. Düz saha. Tabla. Yassı yüzey.

Wooden : Odun gibi. Ağaçlı. Kazık gibi. Ahşaptan. Alık. Tahtadan yapılmış. Ağaç. Ağaçtan yapılmış. Tahtadan.

Biosphere : Canlıküre. Üzerinde yaşam olan yeryüzü bölgesi. Biyosfer. Dünyanın üzerinde hayat olan alanları. Canlı küre.

Factory : Üretimlik. İmalathane. Fabrika. Fabrikada. Atölye. İşgücü kullanılarak, makine veya teknik yöntemlerle aramalların başka bir mal haline dönüştürüldüğü mekan. Dış ticari temsilcilerin çalıştığı işhanı. İşleyimselleştirilmiş bir üretim süreci içinde üretilen bir nesnenin yapıldığı, araç ve gereçlerin topluca bulunduğu, işlenmemiş özdekler için ayrı yerleri bulunan yapı. Yapımevi.

Coating : Kat. Sıva. Tabaka. Astar. Paltoluk kumaş. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Örtü. Kaplanma. Örtme.

Buttress : Desteklik etmek. Güçlendirmek. Yardımcı. Ayak. Desteklemek. Destekçi. Destek. Güçlendirici. Perçinleştirmek.

Planks synonyms : sewage disposal plant, disposal plant, major planet, gas giant, terrestrial planet, jovian planet, inferior planet, industrial plant, outer planet, mill, flying, coat, timbers, cowls, casings, covering, flying buttress, morning star, casing, blackboard, the wood, daystar, works, gussets, gusseting, wood, smelter, still, crowfoots, mint, building complex, floorboard, lucifer.