Piers türkçesi Piers nedir
- İskele.
- Payanda.
- Mendirek.
- Pencereler arasındaki duvar.
- Dalgakıran.
- Rıhtım.
- Kapılar arasındaki duvar.
Piers ingilizcede ne demek, Piers nerede nasıl kullanılır?
Copiers : Fotokopi makinesi. Kopyacı.
Croupiers : Kumar oynatan görevli. Krupiye. Kurpiyer.
Occupiers : İşgal eden. Mukim. Kullanan. Oturan. Sakin.
Photocopiers : Fotokopi makinesi. Fotokopi cihazı. Fotokopici.
Rapiers : Meç. Düz ve uzun kılıç. İnce uzun kılıç. İnce kılıç.
Pier : İskele. Dalgakıran. İskelesi olan yerleşim yeri. Rıhtım. Irakgörürlerin üzerine bindiği dikine yerleştirilmiş sütun. Mendirek. Kapılar arasındaki duvar. Pencereler arasındaki duvar. Payanda. Payanda ayak.
Wall pier : Bir duvarın yatay uzunluk ve kalınlık ölçüleri 2.5 ve 6 ve yüksekliği de yatay uzunluğunun en azından iki katı olan bölümü. (inşaatçılık) duvar ayağı. Pilaster. Plaster. Duvar ayağı.
Bridge pier : Köprü ayağı.
Pier to house : Malın, taşıyıcının rıhtımdaki yerinde yüklenmesi ve varış yeri olan ticarethanede konsinye tarafından teslim alınması. Rıhtımdan ticarethaneye.
Pier to pier : Rıhtımdan rıhtıma. Malın, taşıyıcının rıhtımdaki yerinde yüklenmesi ve varış rıhtımındaki yerinde teslim alınması.
İngilizce Piers Türkçe anlamı, Piers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Piers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bollard : İskele babası. Trafik yöneltme külahı. Işıklı yol direği. Kısa kalın direk. Duba. Baba.
Keelage : Liman resmi. Liman kullanma ücreti. Geminin limanda kalması için ödenen vergi. İskele resmi. Liman vergisi. İskele parası. Rıhtım ücreti.
Support : Yardım etmek. Geçindirmek. Desteklemek. Destek çubuğu. Destek çıkmak. Yatay borunun üzerine oturduğu destek. Para yardımı yapmak. Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek. Tel tutucu. Güç vermek.
Buttress : Güçlendirmek. Destekçi. Güçlendirici. Desteklemek. Destek. Payanda vermek. Yardımcı. Ayak. Perçinleştirmek.
Gangplank : İskele tahtası. Sürme iskele. Güverte iskelesi. Borda iskelesi. Dosa.
Gusseting : Köşebent. Peş. Conta. Peş eklemek. Destek. Verev takılan kumaş parçası. Guse. Peş kumaş. Köşelik.
Wharf : Dok. İskeleye boşaltmak. Gemilerin bağlandığı iskele. Büyük yük iskelesi. İskeleye bağlamak. Yanaşlık.
Groyne : Mahmuz. Kasık. Kemer kavuşma çizgisi. Erezyonu önleyici set. Nakit. Taş seti. Set. Kıyı koruyucu şedde. Nedenlerin açıklaması.
Wall : Bir yarığın yan duvarları. Bir kenti ya da kasabayı çepeçevre saran kale duvarı. Baraj. Duvarla çevirmek. Duvar örmek. Set. Etrafına duvar çekmek. Çeper. Kocaduvar. Kapatmak.
Crowfoots : Göz kenarındaki kırışıklık. Düğün çiçeği. Kazayağı. Turnaayağı. Göz kırışıklıkları. Tavşan ayağı. Boyunduruk. Göz kenarındaki kırışıklıklar. Göz kenarı kırışıklıkları.
Piers synonyms : dock, flying buttress, bulwarking, flyings, breakwater, gussets, derrick, catwalks, jetty, bulwarked, fabric, gangway, breakwaters, groins, dockage, braces, counterfort, docks, bunds, moles, flying, catwalk, embankments, landing place, falsework, bulwarks, embarcadero, groin, gusset, crutch, mole, wharfage, gangboard.

Bu kısımda Piers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Piers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Piers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Piers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.