Support türkçesi Support nedir

  • Güç vermek.
  • Lambanın telini tutmaya yarayan metal tel.
  • Cesaret vermek.
  • Doğrulamak.
  • Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır.
  • Tutmak.
  • Dayamak.
  • Destek.
  • Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması.
  • Yardım etmek.
  • Tarafında olmak.
  • Destek olmak.
  • Taraf tutmak.
  • Destek çubuğu.
  • Destek çıkmak.
  • Sürdürmek.
  • Geçindirmek.
  • Mesnetlemek.
  • Para yardımı yapmak.
  • Boru dayanığı.
  • Takviye etmek.
  • Ağırlığını kaldırmak.
  • Alıcı ya da göstericinin çalıştırılması sırasında sallanmamalarını sağlamak amacıyla kullanılan üç ayaklı destek.
  • Yardımcı rolde oynamak.
  • Üstlenmek.
  • Kanıtlamak.
  • Para sağlamak.
  • Yatay borunun üzerine oturduğu destek.
  • Taraftarı olmak.
  • Israr etmek.
  • Kuvvetlendirmek.
  • Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule].
  • Kaldırmak.
  • Üçayak.
  • Desteklemek.
  • Tel tutucu.
  • Bakmak.
  • Özendirmek.

Support ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't earn enough money to support a woman like Mary.
Turkish: Ali Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.

English: Ali doesn't earn enough money to support a family.
Turkish: Ali bir aileye bakmak için yeterli para kazanmıyor.

English: Ali couldn't make enough money to support his family.
Turkish: Ali ailesine bakmak için yeterli para kazanamadı.

English: Ali can hardly support himself on his salary.
Turkish: Ali maaşıyla güçlükle geçinebiliyor.

English: Ali called tech support for help.
Turkish: Ali yardım için teknik desteği aradı.

Support ingilizcede ne demek, Support nerede nasıl kullanılır?

Support and price stabilization fund : Türkiye’de ülke ekonomisi için üretim, dışsatım ve işlendirme bakımından önemli görülen kesimleri desteklemek ve tarımsal girdilere sübvansiyon sağlamak amacıyla oluşturulan; kaynağı çeşitli malların dışsatımı fob değeri ve dışalım malları cıf değeri üzerinden yapılan kesintiler olan ve 1980 yılında kurulan bütçe içi fon. Destekleme ve fiyat istikrar fonu.

Support buying : Destekleme alımı.

Support by the arm : Koltuklamak.

Support document : Kanıt. Delil.

 

Support each other : Sırt sırta vermek. Birbirini desteklemek.

Support for cross bar : Çıta dayanağı. Yüksek ya da sırıkla atlamada üzerine çıtanın konduğu ayak.

Support program : Destek programı.

Support evidence : Ek kanıt.

Support oneself : Geçimini sağlamak. Geçinmek.

Support payment : Destek ödemesi.

İngilizce Support Türkçe anlamı, Support eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Support ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assisting : Hazır bulunmak. Asistanlık etme. Yardımcı olmak.

Championing : Tarafını tutmak. Savunmak. Müdafaa etmek. Çok yetenekli kimse. Üstün niteliklere sahip kimse. Şampiyon. En iyi. Uğrunda mücadele vermek.

Beat about : Endişeyle aramak. Sıkıntıyla aramak. Aramak. Bakınmak. Aranıp durmak. Rota değiştirmek. Aranmak.

Gaggers : Kumu yerinde tutmak için döküm kalıbı kumuna sıkıca yerleştirilmiş l şeklindeki demir parçası. Tıpalayan kişi. Ağzını tıkayan kimse. Tokmak (döküm). Tıpacı.

Avouching : Onaylamak. İtiraf etmek. Garanti etmek. Teyit etmek. Yetki vermek. Tasdik etmek.

Build up : Geliştirmek. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması. Güçlendirmek. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Güçlenmek. (hastalıktan sonra) kendine gelmek. Birikim. Biriktirmek. Yama.

 

Befriended : Dostça davranmak. Arkadaşlık etmek. Elinden tutmak. Arkadaşça davranmak. Arkadaş olmak.

Reclines : Uzanmak. Yaslanmak. Arkaya yatmak. Yatmak. Arkaya dayanmak. Boylu boyunca uzanmak. Yaslamak. Dayanmak. Birbirine dayamak.

Attest : Yemin ettirmek. Kanıtı olmak. Delalet etmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Açıklamak. Tasdiklemek. Onaylamak. İspat etmek. Beyan etmek.

Prods : Teşvik etmek. Dürtmek. Kışkırtmak. Dürtme. Çivili sopa. Hatırlatıcı şey. Teşvik etme. Kakmak. Üvendire.

Support synonyms : buy at, pipe rest, shop at, help, stimulate, reinforce, camera stand, hung on, championed, boost, avers, feed, subsisting, bearer, follow up, subsidise, crowds, assist, energise, entreats, adjuvant, furthered, backed up, cares for, emboldens, bear out, elongate, hold down, energizes, affeer, fortify, champion, demonstrates.

Support zıt anlamlı kelimeler, Support kelime anlamı

Boycott : Boykot yapmak. Direniş. Boykot. Mal almamak. Boykot etmek. Ticaret yapmama boykotu. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması.

Take : Tutuş. Yazmak. Çevirim eylemi. Reaksiyon. Tutulan balık miktarı. Alınan taş. Ele almak. Hasat. Avalanan hayvan miktarı. Tepki.

Support ingilizce tanımı, definition of Support

Support kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An abutment supports an arch. To keep from falling. The trunk of a tree supports the branches. As, a pillar supports a structure. To bear by being under. To sustain, in a literal or physical sense. To prop up. To bear the weight of. The act, state, or operation of supporting, upholding, or sustaining. To uphold.