Beat about türkçesi Beat about nedir

  • Bakmak.
  • Aramak.
  • Aranıp durmak.
  • Rota değiştirmek.
  • Endişeyle aramak.
  • Bakınmak.
  • Sıkıntıyla aramak.
  • Aranmak.

Beat about ile ilgili cümleler

English: Don't beat about the bush.
Turkish: Kırk dereden su getirme.

Beat about ingilizcede ne demek, Beat about nerede nasıl kullanılır?

Beat : Çalmak (davul). Çarpma. Vuruş. Atmak (kalp). Pataklamak. Çırpma. Vurmak. Yenmek. Yuvasından çıkarmak (av). Açmak (yol).

About : Baresinde. Değişli. Buralarda. Orada burada. Devresinde. Doğrusunda. Konusunda. -den ne haber?. Civarında. Etrafında.

Beat about the bush : Kırk dereden su getirmek. Lafı gevelemek. Lafı çevirmek. Ağzında gevelemek. Sözü ağzında gevelemek. Lafı dolandırmak. Bin dereden su getirmek. Sözü döndürüp dolaştırmak. Sözü dolandırmak. Lafı ağzında gevelemek.

Beat a carpet : Temizlemek amacıyla halıya vurmak. Halı dövmek. Halı çırpmak.

Beat a charge : Cezadan kurtulmak.

Beat a dead horse : Boşa kürek çekmek. Isıtıp ısıtıp önüne getirmek. Lafı uzatmak. Boşuna çene yormak. Halihazırda çözülmüş bir meseleyle uğraşmak. (argo terim) gelmiş geçmiş bir işle uğraşmak. Havanda su dövmek. Artık sorun vermeyecek bir işle uğraşmak. Boşa uğraşmak. Ölü bir ata vurmak.

İngilizce Beat about Türkçe anlamı, Beat about eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Beat about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Combs : Arayıp taramak. Kaşağılamak. Ayırmak. Taramak.

Look around : Etrafına bakınmak. Sağa sola bakınmak. Bakışmak. Etrafı kolaçan etmek. Etrafına bakmak. Etrafı seyretmek. Etrafa bakmak. Araştırmak. Tüm olasılıkları düşünmek.

Cast a glance : Bir bakış atmak. Bir göz atmak. Gözetlemek. Göz atmak. Şöyle bir bakmak. Dikizlemek.

Cares for : İlgilenen. - hakkında endişelenen. Sevmek (birini veya bir şeyi). Sevmek. Hoşlanmak. Bakımını üstlenmek. İstemek. Çocuk yetiştirmek. İlgilenmek.

Be in charge of : Sorumlusu olmak. Başında olmak. Sorumlu olmak.

Forage : Hayvan yemi. Baskın yapmak. Yem. Araştırmak. Didiklemek. Yiyecek aramak. Saman, arpa hasılı, taze veya kuru otlar, silo yemleri gibi kaba yemlerle insan gıdası olarak kullanılmayan her türlü konsantre yemlerin genel adı. Eşelemek.

Be in charge : Sorumlusu olmak. Sorumlu olmak. Başkanlık yapmak.

Beheld : Dikkat etmek. Farkına varmak. Dikkatle bakmak. Seyretmek. Gözlemlemek. Görmek.

Cast around : Tasarlamak. Arayıp sormak. Volta vurmak. Çare aramak. Araştırmak.

Chase after : Kovalamak. Peşinden koşmak. Takip etmek.

Beat about synonyms : foraged, be on the lookout fo, courts, change course, ask, alter course, comb out, asks, ask for, court, beat the bushes, look about, seeks, seek a quarrel, comb, courted, call, dials, attend to, cast about, attends, ride for a fall, be looked for, beholds, ask for it, ask for trouble, attend, behold, be on the look out for, poke about, seek, administer to, pick a quarrel.