Aranmak nedir, Aranmak ne demek

  • Arama işine konu olmak.
  • Kendi kendine bir şeyler aramak.
  • İsteklisi bulunmak.
  • Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek.
  • Eksikliği duyulmak.
  • Şart koşulmak
  • Kendisine ya da sevgili aramak.

"Aranmak" ile ilgili cümle

  • "Bugünlerde soba aranıyor."
  • "Sen aranıyorsun âdeta."
  • "Asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz." - Anayasa
  • "Ertesi günü uygun pansiyon aranacaktı." - T. Buğra
  • "Çok aranan bir kitap."

Aranmak anlamı, kısaca tanımı:

Aranıp taranmak : Dikkatlice bir şey aramak.

Arama : Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.

İstekli : Bir şeye karşı isteği olan.

Bulunmak : Herhangi bir durumda olmak. Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak.

Eksik : Az. Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. İhtiyaç duyulan şey.

Duyulmak : Duyma işine konu olmak.

Aramak : Önem verip istemek. Araştırmak, yoklamak. Şart koşmak. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek.

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

 

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Olmak : Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Uymak, tam gelmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Geçmek, tamamlanmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sürdürmek, yürütmek. Yol açmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Sarhoş olmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bulunmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.

Kendi : Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz. İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Tek. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Sayıların ilki. Aynı, benzer.

 

Koşulmak : Herhangi biri koşmak. Koşmak (II) işi yapılmak. Sürülmek, gönderilmek.

: Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı. Aynştaynyum elementinin simgesi.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Sevgili : Sevilen ve âşık olunan kimse, yavuklu, dost, yâr, canan. Sevgi ve bağlılık duyulan.

Diğer dillerde Aranmak anlamı nedir?

İngilizce'de Aranmak ne demek? : v. ask for trouble, look for trouble, pick a quarrel, seek a quarrel, be spoiling for; be in demand, be looked for; ask for it, seek

Almanca'da Aranmak : bei sich selber etwas suchen

Rusça'da Aranmak : v. требоваться, обшарить, напрашиваться, напроситься