Arama nedir, Arama ne demek

"Arama" ile ilgili cümle

  • "Ankara'ya döner dönmez iş aramayı düşünüyordum." - A. Ağaoğlu

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bir öğeler kümesinin, belirtilen bir özelliği taşıyan bir ya da birden çok öğenin bulunması amacıyla incelenmesi.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: çağırmak]

İngilizce'de Arama ne demek? Arama ingilizcesi nedir?:

search, seek

Osmanlıca Arama ne demek? Arama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

taharri

Arama anlamı, kısaca tanımı:

Arama yapmak : Yakalamak veya suç belgelerini elde etmek için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında araştırma yapmak.

Arama bülteni : Güvenlik güçleri tarafından yurt içinde ve dışında, kayıp kişi veya eşyaların bulunabilmesi için yayımlanan bülten.

Arama emri : Yapılacak arama işlemi için yetkili organdan alınan buyruk.

Arama izni : Yasa dışı ilişkilerle ilgili olarak delil toplamak, zanlı veya suçlu kişileri yakalamak için mahkemece güvenlik güçlerine verilen resmî izin.

Arama kararı : Arama yapılabilmesi için hâkim tarafından verilmiş karar.

Arama motoru : Kullanıcıların, aradıkları bilgiye ulaşmalarını sağlamak için Genel Ağ üzerindeki ağ sitelerini başlıklarına, açıklamalarına, anahtar kelimelerine ve içeriklerine göre bir dizin olarak sıralayan sistem.

 

Arama ruhsatı : Yer altındaki maden ve petrol arama işleri için verilen izin.

Arama tarama : Denizdeki mayınları toplama veya yok etme işlemi. Polisin kuşkulu gördüğü kimseler üzerinde bıçak, silah, esrar vb. yasak şeyler araması.

Mayın arama tarama gemisi : Deniz içine döşenmiş mayınları bulmaya yarayan bir aygıtla donanmış gemi.

Aramak : Şart koşmak. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak. Önem verip istemek.

Aramakla bulunmaz : "çok değerli ancak rastlantı ile ele geçer" anlamında kullanılan bir söz.

Açığını aramak : Birinin yaptığı işte hile, yanlış veya usulsüzlük aramak.

Ağız aramak : Öğrenmek istenilen şeyi söyletecek yolda dil kullanmak.

Ağzını aramak : Konuşturarak düşüncesini öğrenmeye çalışmak.

Bahane aramak : Bir işi yapmamak için sebep aramak.

Bela aramak : Kavga çıkarmak için fırsat kollamak.

Bir kolayını aramak : Bir şeyi yapmak, çözmek için gerekli kolay ve kestirme yöntemi araştırmak.

Bucak bucak aramak : Her yerde aramak.

Cepten aramak : Bir kimseyi cep telefonundan aramak.

Didik didik aramak : Ayrıntılı bir biçimde aramak.

Girecek delik aramak : Saklanmak istemek.

Hakkını aramak : Hakkı olduğuna inandığı şeyi elde etmeye çalışmak.

Kaçacak delik aramak : Korku ile saklanacak yer aramak.

Kapı aramak : Ev ziyareti yapmak istemek.

 

Kapı kapı aramak : Her yeri aramak.

Kusur aramak : Yanlışını, eksikliğini, elverişsizliğini aramak.

Macera aramak : Başına geleceklerden habersiz, sonu bilinmeyen, tehlikeli, heyecanlı bir işe girişmek.

Maraza aramak : Çekişmek, olay çıkarmak için bahane aramak.

Mumla aramak : Çok isteyerek ve özlemle aramak.

Öküzün altında buzağı aramak : Olmayacak sebeplerle suç ve suçlu bulma çabasında olmak.

Parmağını aramak : İlgisini, bağlantısını aramak, kurulan düzeni araştırmak.

Sıçan deliği aramak : Saklanacak bir yer aramak.

Tutunacak bir dal aramak : Güvenilecek, dayanılacak bir insana ihtiyaç duymak.

Vakit saat aramamak : Zamana hiç aldırmamak.

Vesile aramak : Bir fırsatını kollamak.

Yol aramak : Çare bulmaya çalışmak.

Taharri : Arama, araştırma.

Yakalanma : Yakalanmak işi.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Edilme : Edilmek işi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Araştırma : Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik. Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı.

Arama anahtarı : Bir arama yürütülürken her bir öğenin belirlenmiş bir kesimi ile karşılaştırılacak olan ve aranan öğeyi tanımlayan damga dizgisi.

Arama buyruğu : Yargıçlarca, yasalara göre izinsiz girilmesi yasaklanan yerler için, güvenlik kuvvetlerine verilen arama yetkisi.

Arama dönüşü : Bir aramanın, bir öğenin yerini bulup bunun üzerinde birtakım karşılaştırmalar yapmaktan oluşan ve başka öğeler için yinelenen bölümü.

Arama kılavuzu : Tecimevleri ve yapımcıların çalışma ve yasal oturum yerlerini ve telefon numaralarını çalışma dallarına göre abeceli sıralayarak açıklayan kılavuz.

Arama ile ilgili Cümleler

  • Kendimi bildim bileli, bütün günlerimi, haberim olmadan ve nefsime itiraf etmeden, bir insanı aramakla geçirmiş ve bu yüzden bütün diğer insanlardan kaçmıştım.
  • Bundan sonra ben birini aramadan önce onu aramayın tamam mı tatlışkolarım, telde sesi kötü geliyor sonra.
  • Hâlâ Mary ile arama girip ilerisi için kötü dileklerde bulunacaksan senin için üzülmekten başka bir çarem olmayacak.
  • Google'ın tüm web arama geçmişinizi tuttuğunu ve size reklam sunmak için e-postalarınızın içeriğine baktığını biliyor muydunuz?
  • "O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."
  • Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
  • Üzgünüm, ama şimdi gitmek zorundayım.Bir saat içinde bir randevum var.Lütfen eve vardığımda beni tekrar aramayı unutmayın.
  • Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
  • Shiritori oyunu senden önceki kişi tarafından konuşulan kelimenin son sesinin alınmasıyla ve sonra bir sonraki kişinin o sesle başlayan bir kelime aramasıyla oynanır.
  • Amcamı aramak için dışarı çıkacağım, o biraz içmiş bu yüzden onu arabayla alıp eve geri getireceğim.

Diğer dillerde Arama anlamı nedir?

İngilizce'de Arama ne demek? : [Arama] v. fence with wire

n. space, gap, distance; break, breather, breathing space, short break; discontinuance, discontinuation, interruption, time out, cessation, chasm, check, discontinuity, interim, interlude, intermission, interregnum, interspace, interval, lull, recess

n. search, research, exploration, searching, quest; reconnaissance; hunting

Fransızca'da Arama : quête [la], recherche [la], (polis) perquisition [la]

Almanca'da Arama : n. Fahndung, Suche

Rusça'da Arama : n. поиск (M), поиски (PL), обыск (M), искание (N), разыскивание (N), добывание (N), востребование (N)