Court türkçesi Court nedir
- İstemek.
- Gözüne girmeye çalışmak.
- Mahkeme.
- Mahkeme üyeleri.
- Aranmak.
- Saha.
- Yargılık.
- Davet etmek.
- Atılmak.
- Dalkavukluk yapmak.
- Saray halkı.
- Riskine girmek.
- Avlu.
- Temel yargılık.
- Oturum.
- Kur yapmak.
- Fayda sağlamak.
- Alantopu oyununun oynandığı, boyu 23,77 m. eni tek oyunu için 8,23 m., çift oyunu için 10,97 m. olan dikdörtgen biçimindeki yer.
- Teveccühünü kazanmaya çalışmak.
- Dalkavukluk etmek.
- Tenis, hukuk alanlarında kullanılır.
- Saray.
- İle flört etmek.
- Yaltaklanmak.
- Davet etmek (tehlike veya hastalık vb'ni).
- Kort.
- Alan.
Court ile ilgili cümleler
English: Do you have a tennis court in this hotel?
Turkish: Bu otelde, bir tenis kortunuz var mı?
English: Have you ever served as a witness in a court case?
Turkish: Sen hiç bir mahkeme davasında bir tanık olarak hizmet verdin mi?
English: Have you ever been a witness in a court case?
Turkish: Sen hiç bir mahkeme davasında tanık oldun mu?
English: Ali has to go to court tomorrow.
Turkish: Ali yarın mahkemeye gitmek zorunda.
English: He confessed in court that he was in touch with racist groups.
Turkish: O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.
Court ingilizcede ne demek, Court nerede nasıl kullanılır?
Court ballet : Saraylara özgü bale. Saray baleti.
Court below : Asliye mahkemesi. Alt mahkeme. İlk yargılık. Bidayet mahkemesi. İlk derece mahkemesi (hukuk terimi).
Court card : Surat. Resimli iskambil kağıdı.
Court case : Dava.
Court costs : Mahkeme masrafları. Muhakeme masrafları. Mahkeme yargılama gideri. Masarifi muhakeme. Mahkeme yargılama giderleri.
Court house : Hükümet binası. Adliye sarayı. Mahkeme binası. Adliye. Adliye binası.
Court of account : Devletin tüm gelir ve giderleriyle mallarını türkiye büyük millet meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli yüksek yargı organı. Sayıştay.
Court file : Dava dosyası. Mahkeme dosyası.
Court dress : Saray kıyafeti.
Court fees : Adli takibat harçları. Adli takibat masrafları. Yargılama giderleri. Mahkeme hizmetlerinden yararlanmak için ödenen ücret. Mahkeme masrafları. Mahkeme harçları.
İngilizce Court Türkçe anlamı, Court eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Court ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Arenas : Arena. Meydan. Arenalar. Sahne. Mücadele alanı.
Seeking : Araştırmak. Aranıyor. Kazanmaya çalışmak. Öğrenmeye çalışmak. Aramak. Arıyor. Talip. Peşinde koşmak. Arayış.
Call on : Seslenmek. Rica etmek. Adını vermek. Varsaymak. Uğramak. Demek. Diye hitap etmek. Başvurmak.
Civic center : Kent merkezi. Hükümet binaları. Yönetim merkezi. Şehir kültür merkezi. Şehir merkezi. Yerel yönetim binaları mahallesi. Kütüphane vb'nin bulunduğu şehir merkezi.
Court of justice : Adliye. Adalet divanı. Avrupa toplulukları adalet divanı. Adliye mahkemesi. Tüze yargılıkları.
Forecourts : Ön avlu. Fileye yakın olan oyun alanı bölümü. Giriş avlusu. Pompa alanı (benzin istasyonlarında).
Clearing : Açığa çıkarma. Açıklık alan. Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. Parlatma. Sayışma. Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri. Aktarma. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temizleme işi. Kliring.
Areas : Bölge. Bodrum girişi. Harekat bölgesi. Yüzölçümü.
Blandishing : Gönlünü almak. Dil dökmek. Dil dökerek gönlünü almak. Yağ çekmek.
Court synonyms : traffic court, court of assize, inferior court, court of assize and nisi prius, court of domestic relations, divorce court, foreign intelligence surveillance court, f.i.s.c., probate court, domestic relations court, state supreme court, court of chancery, cash on, make love to, compartment, courthouse, shine up to, courts, garth, seances, quarter sessions, philandering, high court, be after, convoke, open space, forum, adventure, darted, chamber, crawl, palace, rota.
Court zıt anlamlı kelimeler, Court kelime anlamı
Refrain : Çekinmek. Frenlemek. Kaçınmak. Nakarat. Sakınmak. Kendini tutmak. Alıkoymak. Geri durmak.
Court ingilizce tanımı, definition of Court
Court kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To try to ingratiate one`s self with. Also, a space opening from a street and nearly surrounded by houses. To play the lover. To endeavor to gain the favor of by attention or flattery. A courtyard. An uncovered area shut in by the walls of a building, or by different building. An inclosed space. As, to go courting. A blind alley. To woo.

Bu kısımda Court kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Court ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Court anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Court ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.