Seeking türkçesi Seeking nedir

Seeking ile ilgili cümleler

English: I am seeking a person who can write a personal computer manual.
Turkish: Bilgisayar kullanma kılavuzu yazabilen bir kişi arıyorum.

English: I've been seeking an answer to your question.
Turkish: Soruna bir cevap arıyorum.

English: Electric power companies are seeking to reduce their use of coal.
Turkish: Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.

English: He was seeking re-election.
Turkish: O, yeniden seçilmenin peşinde koşuyordu.

English: He is seeking a new position.
Turkish: Yeni bir görev arıyor.

Seeking ingilizcede ne demek, Seeking nerede nasıl kullanılır?

Directly unproductive profit seeking : Normal karın üzerinde kar sağlamak için iktisadi karar birimlerinin tekel gücü elde etmeye yönelik çabaları. Rant arayışı.

Rent seeking : Rant arama. Rant arayışı. Normal karın üzerinde kar sağlamak için iktisadi karar birimlerinin tekel gücü elde etmeye yönelik çabaları. Rant peşinde koşma davranışı.

Self seeking : Çıkarcı kişi. Menfaatini arıyan. Bencil. Menfaatperest. Çıkarcı. Bencil insan.

 

Seek a divorce : Boşanma davası açmak.

Seek a quarrel : Kavga çıkarmaya çalışmak. Aranmak. Sürtünmek.

Seek his fortune : Kısmetini aramak. Şansını aramak. Talihini denemek.

Seek and you shall find : Eğer aktif bir şekilde ararsan aradığın şeyi bulacaksın. Ara ve bulacaksın. Sor ve cevaplanacaksın.

Seek greener pastures : Daha iyi koşullar aramak.

Seek medical advice : Tıbbi yardım talep etti. Doktora başvurmak. Doktorun fikrini talep etti. Doktorun fikrine başvurdu.

Seek area : Arama alanı.

İngilizce Seeking Türkçe anlamı, Seeking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seeking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contend : Tartışmak. İleri sürmek. Çekişmek. İddia etmek. Çarpışmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Savaşmak. Yarışmak. Rekabet etmek.

Comb : Taraklamak. Taramak. Taranmak. Arayıp taramak. Kaşağılamak. Tarak vurmak. Ayırmak. İbik. Tarak.

Agonize : Acı çektirmek. Kıvrandırmak. İşkence görmek. İşkence etmek. Mücadele etmek. Eziyet etmek. Can çekişmek. Aşırı heyecan ve acı çekmek. Istırap çekmek. Kıvranmak.

Aspirant : Aday. Uman. Arzulu. Bekleyen. İstekli. Uman kimse.

Bend over backwards : Varını yoğunu ortaya koymak. Elinden geleni yapmak. Aşırı önlem almak. Aşırı çaba sarf etmek. Daha fazla önlem almak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek. Çok uğraşmak. Aşırı çaba sarfetmek. Çok gönüllü olmak.

Seek after : Peşinde olmak.

Pretender : Tahta talip olan. Hak iddia eden kimse. Tahta hak iddia eden sahtekar. Davacı. Hak iddia eden. İsteyen kimse.

Diallings : Çevriliyor. Numara çevirirken. Çevirme. Arama tercihleri. Çeviriyor.

 

Agonise : İşkence etmek. Mücadele etmek. İşkence görmek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). İşkence çekmek. Acı vermek. Kıvrandırmak. Istırap çekmek. Acı çekmek. Acı çektirmek.

Seeking synonyms : try to win, sought, effort, exploration, pursuits, be in the race to stay, looking, dials, begged, agonizes, beat the bushes, be on the lookout fo, endeavor, claimants, seek for, searching, aspire to, desirous, quest, run after, forage, cultivate, delve, be in need of, ask, went after, cast about, analysed, try to earn, courted, lookout, asks, suitors.

Seeking zıt anlamlı kelimeler, Seeking kelime anlamı

Unselfish : Kendi çıkarını düşünmeyen. Özgecil. Bencil olmayan. Kendini düşünmeyen. Özverili. Fedakar. Cömert.

Unselfishness : Fedakarlık. Esirgemezlik. Cömertlik. Kendini düşünmeme. Özveri.