Comb türkçesi Comb nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kaşağılamak.
  • Taramak.
  • İbik.
  • Tarak.
  • Taranmak.
  • Arayıp taramak.
  • Tarak vurmak.
  • Ayırmak.
  • Tavukların başlarının üstünde genellikle kırmızı etli olan yapı.
  • Aramak.
  • Taraklamak.

Comb ile ilgili cümleler

English: Do you want me to comb your hair?
Turkish: Saçını taramamı ister misin?

English: I brush my teeth; I comb my hair.
Turkish: Dişlerimi fırçalarım; Saçımı tararım.

English: He doesn't bother to comb his hair.
Turkish: Saçını tarama zahmetine katlanmaz.

English: Did you comb your hair?
Turkish: Saçını taradın mı?

English: Ali seldom bothers to comb his hair.
Turkish: Ali kırk yılda bir saçını tarama zahmetine katlanır.

Comb ingilizcede ne demek, Comb nerede nasıl kullanılır?

Comb antenna : Tarak anten.

Comb filter : Tarak süzgeci. Tarak süzgeç.

Comb footed : Tarak ayaklı.

Comb footed spider : Theridiidae ailesinin herhangi bir üyesi. Tarak ayaklı örümcek.

Comb hair : Saç taramak.

Comb nephoscope : Taraklı nefoskop.

Fine comb : İnce dişli tarak.

Comb jelly : Ktenofor.

Fine tooth comb : Dişleri birbirine çok yakın olan tarak veya kaşağı.

Fine toothed comb : Sık dişli kaşağı.

İngilizce Comb Türkçe anlamı, Comb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Drag : Aptal. Bulaştırmak. Suyun dibini taramak. Direnç. Sürüklemek. Atlı araba. Bitmek bilmemek. Sürüklenim. El arabası.

Dial : Aramak (telefon). Telefon çevirmek. Telefon numarası çevirmek. Numara çevirmek. Telefonla aramak. Çevirmek. Tuşlamak. Telefon numaralarını çevirmek. Telefon etmek. (telefon) numaraları çevirmek.

Scallop : Deniz kabuğu şeklinde süslemek. Deniztarağı. Tarak kabuğu şeklinde oya. Tarak kabuğu şeklinde yapmak. Tarak (istiridye benzeri canlı). Deniz kabuğu şeklinde desen. Tarak kabuğunda fırınlamak. Tarak kabuğu şeklinde süslemek. Tarak kabuğu şeklinde kesmek.

Allow : Hoş görmek. Saymak. Göz önüne almak. Vermek. Hesaba katmak. Bırakmak. Müsaade etmek. Düşünmek. İmkan vermek. Fikrinde olmak.

Call on : Uğramak. Adını vermek. İstemek. Varsaymak. Ziyaret etmek. Başvurmak. Seslenmek. Demek. Rica etmek. Davet etmek.

Allowing : Fikrinde olmak. Düşünmek. Göz önüne almak. Kabul etmek. İmkan vermek. Koyvermek. İzin verilen. Bırakmak. Hesaba katmak. İtiraf etmek.

Delves : Araştırmak. Kazmak. Derinlemesine araştırmak. Altüst ederek aramak. Bellemek.

Fine tooth comb : Dişleri birbirine çok yakın olan tarak veya kaşağı.

Topknots : Sorguç. Saç kurdelası. Tepe. Saç topuzu. Topuz.

Groom : Atlara bakan kişi. Damat. Yetiştirmek. Çeki düzen vermek. Hazırlamak. Eğilmek. Seyis. Tımar etmek.

Comb synonyms : sleek down, pocket comb, scrub down, abattoir, grooms, abdominal ovariectomy, call, appropriate, scollop, ask for, rub down, heckle, combers, foraged, scout around, neaten, a crochordon, crestings, dredger, abaxial, harrowed, abstracts, currycombs, forage, delving, a clay, card, abdominal fat necrosis, curried, abdominal pain, ferret, abstract, dredges.

 

Comb ingilizce tanımı, definition of Comb

Comb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dry measure. [Bakınız: Coomb]. As, to comb hair or wool. See under Combing. To break with a white foam, as waves. To disentangle, cleanse, or adjust, with a comb. To lay smooth and straight with, or as with, a comb. That unwatered portion of a valley which forms its continuation beyond and above the most elevated spring that issues into it. An instrument with teeth, for straightening, cleansing, and adjusting the hair, or for keeping it in place. To roll over, as the top or crest of a wave.