Agonise türkçesi Agonise nedir

  • Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize).
  • Kıvrandırmak.
  • İşkence görmek.
  • Acı çekmek.
  • İşkence çekmek.
  • Can çekişmek.
  • Eziyet etmek.
  • İşkence etmek.
  • Acı çektirmek.
  • Acı vermek.
  • Uğraşmak.
  • Istırap çekmek.
  • Mücadele etmek.

Agonise ingilizcede ne demek, Agonise nerede nasıl kullanılır?

Agonised : Acılı. Istırap ile tanımlanan. Üzüntülü. Acı çektiğini belli eden. Aşırı derecede üzücü. Acı ve kaygıyla nitelendirilen. Üzüntülü (ayrıca agonized).

Agonises : Acı çekmek. Istırap çekmek. Eziyet etmek. İşkence görmek. Mücadele etmek. Acı vermek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). Can çekişmek. İşkence çekmek. Kıvrandırmak.

Antagonise : Aleyhine çevirmek. Düşman etmek. Düşmanlığa sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Kızdırmak. Husumete sebep olmak. Karşı çıkmak. Kışkırtmak. Husumeti tahrik etmek. Karşı koymak.

Antagonised : Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı koymak. Düşmanlığa sebep olmak. Husumete sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Kışkırtmak. Düşman etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Karşı çıkmak.

Antagonises : Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Kışkırtmak. Düşmanlığa sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Husumeti tahrik etmek. Düşman etmek. Husumete sebep olmak. Kızdırmak. Karşı koymak.

 

Agonistical : Yorucu. Kavgacı. Tartışmacı.

Agonist : Agonist. Aynı yönde etki yapan. Hareketi ilişkili başka bir kas tarafından dengelenen kas (anatomi terimi). Ödül için yarışan yarışmacı (eski yunanistan'da olduğu gibi).

Agonistics : Kavgacı.

Agonism : Çekişme. Yarışma.

Agonising : Cefalı. Ağrılı. Çok ağrılı. İşkenceli. Acıya neden olan. Acı verici. Acı verme. Zorluğa neden olan (ayrıca agonizing). Kahredici. Acı veren.

İngilizce Agonise Türkçe anlamı, Agonise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agonise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be occupied with doing : Meşgul olmak. Yapmakla meşgul olmak.

Crucifies : Çarmıha gererek öldürmek. Çarmıha germek. Bastırmak.

Excruciate : Acıtmak. Üzmek. Istırap vermek.

Lingers : Ayrılamamak. Geçmişte kalmak. Geçmek bilmemek. Oyalanmak. Durmak. Uzamak.

Suffer : Cefa çekmek. Değer kaybetmek. Katlanmak. Çekmek. Mağdur etmek. Zayiat vermek. Cezasını çekmek. Göz yummak. -e uğramak. Kıvranmak.

Convulsing : Şiddetle sarsmak. Katılma. Sarsmak. Allak bullak etmek (argo terim). Havale geçirmek.

Pain : Acıtmak. Sancı. Kalbini kırmak. Kırmak. Baş belası. Canını yakmak. Istırap. İncitmek. Ağrı.

Buffets : Yumruklamak. Büfeler. Sarsmak. Boğuşmak. Tokat atmak.

Feel pain : Acı içerisinde olmak. Canı acımak. Ağrı duymak. Acı hissetmek. Ağrı hissetmek. Acı algılamak.

Harrowed : Tırmık çekmek. Üzmek. Tırmıklamak. Sürgü geçirmek. Yüreğini parçalamak. Tırmık. Taraklamak. Hırpalamak.

Agonise synonyms : pinches, agitate, sorrow, battling, combat, cut up, contend, grills, languish in, be in pain, distresses, pinch, be in the race to stay, buffeted, attacked, dragooning, feel sorrow, convulse, battle, afflicting, persecuted, be wormwood to, linger, be occupied in doing, martyring, torments, grill, grieve, suffers, baited, sorrowed, domineered, paining.