Pain türkçesi Pain nedir

Pain ile ilgili cümleler

English: A very common type of elbow pain is known as "tennis elbow" in English.
Turkish: Çok yaygın bir tip dirsek ağrısı, İngilizcede " tenisçi dirseği " olarak bilinir.

English: Ali abused alcohol and pain pills.
Turkish: Ali alkol ve ağrı kesicileri kötüye kullandı.

English: A little pain never hurt anyone.
Turkish: Ufacık bir acı kimseyi incitmez.

English: Abdominal pain is a common problem.
Turkish: Karın ağrısı yaygın bir sorundur.

English: After all that, the pain went away.
Turkish: Bütün bunlardan sonra acı gitti.

Pain ingilizcede ne demek, Pain nerede nasıl kullanılır?

Pain clinic : Ağrı kliniği.

Pain free : Acısız.

Pain in the ass : Baş belası (argo).

Pain in the muscle : İşe alıştırılmamış kasların çalışma durumunda duyulan ağrı ve sızılar. Kas tutukluğu.

Pain in the neck : Püsküllü bela. Baş belası. Dert. Boyun ağrısı. Karın ağrısı. Can sıkıcı tip.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

Foreign body pain tests : Özellikle ineklerde retiküloperitonitis travmatikanın tanısı amacıyla yapılan ve ağrının olup olmadığını anlamaya yarayan sopa, yumruk, çimdikleme, peristaltiklerin enjeksiyonu vb. deneyler. Yabancı cisim ağrı deneyleri.

On pain of death : Ölüm cezasıyla. Ölüm cezası ile.

Pain killer : Ağrı kesici.

Are you in pain : Ağrınız var mı.

İngilizce Pain Türkçe anlamı, Pain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smarting : Sızlamak. Yanmak. Canı yanmak. Ağrımak. Acımak. Yakıcı.

Scarifying : Kazıma. Acımasızca eleştirmek. Deriyi kazımak. Derisini soymak. Toprağı sürmek.

Headachy : Sorun yaratan. Başı ağrıyan. Baş belası olan. Dert olan.

Ache : Azap. Sancımak. Merkezi sinir sistemi, otonom gangliyonlardaki sinapslar, alyuvarlar ve kolinerjik sinirlerin uyardığı tüm postsinaptik zarlarda bulunan, asetilkolini kolin ve asetata parçalayan hidrolaz sınıfından bir enzim, kolin esteraz. Acımak. Ağrımak. Asetilkolinesteraz.

Bad hat : Bilerek sorun provoke eden kimse. Mesele çıkaran kimse. Fitneci. Bozguncu. Ortalığı karıştıran. Sorun çıkaran. Sorun yaratan tip. Fesatçı.

Stomachaches : Karın ağrısı. Mide ağrısı.

Domineer : Hükmetmek. Hakim durumda olmak. Despotça hükmetmek. Zulmetmek. Baskı yapmak. Hakimiyeti altına almak. Ezmek. Hakimiyet kurmak. Zorbalık etmek. Baskı altına almak.

Hurting : Zarar görmek. İncitici. Yaralamak. Yaralı. Zarar vermek. Rencide etmek. Yaralama. Yaralanmış.

Burn : Öfkelendirmek. Oyuna getirmek. Kazık atmak. Kızdırmak. Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur. yanık yeri. Kavurmak. Başını yakmak. Parıldamak. Yanıp kül olmak. Kiremitte pişirmek.

 

Chest pain : Göğüs ağrısı.

Pain synonyms : meralgia, labor pain, intestinal colic, glossodynia, costalgia, orchidalgia, soreness, melagra, ulalgia, chiralgia, metralgia, photalgia, myodynia, glossalgia, renal colic, neuralgy, growing pains, gnawed, acerb, cut up, referred pain, shock, distress, painfulness, gnaw, lamenting, harm, hellbender, agonizes, persecute, spasm, anxiousness, break up.

Pain zıt anlamlı kelimeler, Pain kelime anlamı

Pleasure : İstek. Zevk. Memnuniyet. İrade. Haz. Eğlence. Kıvanç. Sevinç. Keyif. Lezzet.

Pleasantness : Hoşa giden şey. Güzellik. Memnuniyet. Tatlılık. Hoşluk. Memnuniyetlik. Hoşa gitme. Zevk.

Painful : Acı. Eziyetli. Acıca. Ağrıtan. Zor. Yorucu. Üzücü. Zahmetli. Sancılı. Ağrılı.

Pain ingilizce tanımı, definition of Pain

Pain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Punishment suffered or denounced. Penalty. To punish. Suffering or evil inflicted as a punishment for crime, or connected with the commission of a crime. To inflict suffering upon as a penalty.