Pleasure türkçesi Pleasure nedir

Pleasure ile ilgili cümleler

English: Did you go abroad for pleasure or on business?
Turkish: Yurtdışına eğlence için mi yoksa iş için mi çıktın?

English: Few things give us as much pleasure as music.
Turkish: Birkaç şey bize müzik kadar çok zevk verir.

English: He takes pleasure from long walks in the woods.
Turkish: O, ormanda uzun yürüyüşlerden zevk alır.

English: He finds pleasure in watching people.
Turkish: O, insanları izlemekten zevk alır.

English: After pleasure comes pain.
Turkish: Zevkten sonra acı gelir.

Pleasure ingilizcede ne demek, Pleasure nerede nasıl kullanılır?

Take pleasure in : Zevk almak. Haz almak.

At pleasure : Tecimde malın isteğe uygun biçim, ağırlık ve değerde olduğunu belirtmek için kullanılan deyim. İstenildiği gibi.

Derive pleasure : Zevk duymak. Zevk aldı. Keyif aldı. Zevk almak. Sevdi. Hoşlandı.

Derived pleasure : Sevdi. Zevk aldı. Hoşlandı. Keyif aldı.

Do somebody a pleasure : Kıyak yapmak. Sevindirmek.

Fond of pleasure : Zevkine düşkün.

Take pleasure : Zevk almak. Zevk duymak. Hoşuna gitmek. Haz almak.

Feel pleasure : Haz duymak.

For pleasure : Zevk için. Keyif için.

Get pleasure : Zevk almak. Zevk duymak.

İngilizce Pleasure Türkçe anlamı, Pleasure eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pleasure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freedom : İstiklal. Hürriyet. Fahri üyelik. İhtiyar. İnsanların doğa ve toplumun nesnel yasalarını bilinçli olarak kullanabilmeleri, böylece toplumsal gelişmeyi amaçlı olarak gerçekleştirebilmeleri, toplumun da, bireyin de gelişimi için zorunlu olan bütün özdeksel ve tinsel ön koşulları yaratabilmeleri durumu. genel olarak ya da belirli bir konuda kısıtlamalardan bağımsız olma. Erkinlik. Özgürlük. Seçme hakkı. Laubalilik.

Flavor : Koku. Bkz.flavour. Tatlandırmak. Tad. Tat. Lezzetlendirmek. Lezzet vermek. Tat veren şey. Hava. Bir yiyeceğe tat vermek için (bir şey) katmak.

Health : Esenlik. Beden sağlığı. Can sağlığı. Afiyet. Sıhhat. Sağlamlık. Dirlik. Sağlık durumu. Sağlık.

Adjuration : Yalvarma. Dilek. Yeminli taahhüt. Rica. Yemin. Ant. Tembih.

Indulgences : Şımartma. Anlayış gösterme. Bağımlılık. Yüz verme. Boyun eğme. Hoşgörü. Müsamaha. Günahların kilisece affedilmesi.

Behests : Buyruk. Emir. Israrlı istek. Israr.

Bashed : İndirmek. Sert vuruş. Hızla vurmak. Deneme. Sertçe vurmak. Çarpmak. Geçirmek. Şiddetle vurmak. Kuvvetle vurmak.

Cheer : Sevinçle bağırmak. Bağırarak yüreklendirmek. Ferahlamak. Yüreklendirmek. Teşvik etmek. Keyiflendirmek. Neşe. Alkışlamak. Yardım etmek.

Indulgence : Göz yumma. Müsamaha. Endüljans. Hoşgörü. Rıfk. Tutku. Şımartılma. Yüz verme.

Glees : Ozan. Çok sesli şarkı. Üç veya daha çok sesli şarkı. Üç sesli şarkı. Neşe.

Pleasure synonyms : pleasance, positive stimulus, sexual pleasure, elation, humor, sapidity, sapor, contentedness, basher, ecstasy, appetite, avidity, contentment, pride, ardour, claim, fleshpots, bent, gratitude, savoriness, gusto, flavors, delightfulness, enactments, delectation, enchantment, flavours, funned, exhilaration, enjoyment, decreeing, blowout, edicts.

 

Pleasure zıt anlamlı kelimeler, Pleasure kelime anlamı

Unpleasantness : Hoş olmayan durum. Kavga. Nahoşluk. Tatsızlık.

Pain : Kırmak. Üzmek. Eziyet etmek. Sancı. Acı. Kalbini kırmak. Baş belası. Sızı. İncitmek. Ağrı.

Inactivity : Üşengeçlik. Etkisizlik. Durgunluk. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Avarelik. Tembellik.

Pleasure ingilizce tanımı, definition of Pleasure

Pleasure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The gratification of the senses or of the mind. To seek pursue pleasure. As, to go pleasuring. To give or afford pleasure to. To please. Agreeable sensations or emotions. To gratify. To take pleasure. Opposed to pain, sorrow, etc. The excitement, relish, or happiness produced by the expectation or the enjoyment of something good, delightful, or satisfying.