Unpleasantness türkçesi Unpleasantness nedir

Unpleasantness ingilizcede ne demek, Unpleasantness nerede nasıl kullanılır?

Late unpleasantness : Abd iç savaşı.

Unpleasant experience : Acı tecrübe.

Unpleasant incident : Tatsız olay. Hoş olmayan hadise.

Unpleasant monetarist aritmetic : Hoş olmayan parasalcı aritmetik. Parasalcıların enflasyonu parasal bir olgu olarak açıklamasına yönelik olarak yeni klasik okul iktisatçılarından t. sargent ve n. wallace tarafından yapılan, uzun dönemde bütçe açıklarının borçlanmayla finansmanının merkez bankasının karşılıksız para basımıyla finansmanına göre daha fazla enflasyonist etki yaratacağı biçimindeki eleştiri.

Unpleasant smell : Kötü koku.

Unpleasantly : Soğuk bir şekilde. Fena halde. Nahoşça.

Unpleasant : Çirkin. Tatsız. Hoş olmayan. Sevimsiz. Antipatik. Nahoş. Sıkıcı. Kaba. Fena. Hoşa gitmeyen.

Most unpleasant : En tatsız.

İngilizce Unpleasantness Türkçe anlamı, Unpleasantness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unpleasantness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affraying : Dövüş. Gürültü. Arbede. Dalaş.

Aridity : Kuraklık. Yavanlık. Cansızlık. Kuruluk (iklim veya hava için). Kuruluk. Kuraklık (toprakta). Susuzluk. Çoraklık. Sıkıcılık.

 

Disagreeableness : Huysuzluk. Aksilik. Can sıkıcılık. Uygunsuzluk. Uyuşmazlık. Sertlik. Aynasızlık. Terslik.

Awfulness : Korkunçluk. Berbatlık. Rezalet. Çok kötülük. Fenalık. Dehşet vericilik.

Brusquerie : Hırtlık. Saygısızlık. Sertlik. Kabalık.

Horridness : Berbatlık. İğrençlik. Dehşet. Korkunçluk. Dehşetlik. Çirkinlik.

Ungraciousness : Kötü davranışlar. Nezaketsizlik. Kabalık.

Affray : Kavga kıyamet. Dalaş. Gürültü. Arbede. Dövüş.

Bust up : Sona erme. Bitme. Bozmak. Tartışma. Ağız kavgası. Harap etmek. Yıkmak. Sona ermek. Parçalanmak. Mahvetmek.

Unpleasantness synonyms : unpalatableness, brawls, brackishness, unsavoriness, platitudes, seaminess, insipidity, obnoxiousness, nastiness, gracelessness, brawling, terribleness, sourness, roughness, dreadfulness, platitude, painfulness, affrays, gawkishness, aridness, harshness, blowup, altercations, broil, abominableness, offensiveness, lack of taste, brawl, jejunity, bruskness, broils, distastefulness, objectionableness.

Unpleasantness zıt anlamlı kelimeler, Unpleasantness kelime anlamı

Niceness : Sevimlilik. Hoşluk. İncelik. Dakiklik. Kibarlık. Güzellik. Titizlik.

Pleasantness : Zevk. Güzellik. Hoşluk. Tatlılık. Hoşa giden şey. Hoşa gitme. Memnuniyetlik. Memnuniyet.

Pleasure : Zevk. Keyif. Eğlence. İrade. Sevinç. Kıvanç. Haz. Lezzet. İstek. Memnuniyet.