Court of account türkçesi Court of account nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Devletin tüm gelir ve giderleriyle mallarını türkiye büyük millet meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli yüksek yargı organı.
  • Sayıştay.

Court of account ingilizcede ne demek, Court of account nerede nasıl kullanılır?

Court : Mahkeme üyeleri. Saray halkı. Oturum. Teveccühünü kazanmaya çalışmak. Saha. Aranmak. Tenis, hukuk alanlarında kullanılır. Saray. Davet etmek (tehlike veya hastalık vb'ni). İstemek.

Of : -den övünerek bahsetmek. -nin. -li. Li. Hakkında. -dan. İle ilgili. Yüzünden. Den. Karşı.

Account : Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge. Yarar. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Hesaba katma. Pusula. Değer. Hesaplaşma. Hikaye. Banka hesabı.

Court of admiralty : Deniz mahkemesi.

Court of appeal : İstinaf mahkemesi. Adli dava yargılayan mahkeme. Temyiz mahkemesi. Üstyargılık. Hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. İki ya da daha çok ulusun katıldığı kılıçoyunu yarışmaları için seçilen kurul. (yalnız önemli teknik anlaşmazlıklar konusunda toplanır; uluslararası kılıçoyunu yönetmeliğince kararları kesindir.). Yargıtay. Temyiz veya istinaf mahkemesi. Yüksek yargı kurulu.

 

Court of inquiry : Araştırma kurulu. Tahkik heyeti. Sorgu mahkemesi.

Court of justice : Avrupa toplulukları adalet divanı. Mahkeme. Adliye. Adliye mahkemesi. Tüze yargılıkları. Adalet divanı.

Court of cassation : Temyiz mahkemesi. Yargıtay.

Court of bankruptcy : İflas mahkemesi.

Court of jurisdictional disputes : Uyuşmazlık mahkemesi.

İngilizce Court of account Türkçe anlamı, Court of account eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Court of account ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Court of account synonyms : chamber of accounts, audit court, abolition of forced labour convention, ability to pay approach, ability rent, a shift in demand, audit office, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, a change in individual demand.