Cast a glance türkçesi Cast a glance nedir
- Bir göz atmak.
- Bir bakış atmak.
- Şöyle bir bakmak.
- Dikizlemek.
- Göz atmak.
- [#gözetleme Gözetlemek].
- Bakmak.
Cast a glance ingilizcede ne demek, Cast a glance nerede nasıl kullanılır?
Cast : Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Rol dağıtmak. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Rol dağılımı.
A : Bir. (herhangi) bir. Pek iyi. Argonun simgesi. En yüksek not. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı.
Glance : Kısaca bakış. Göz. Bakmak. Göz gezdirmek. Parıldamak. Kısa bakış. Göz atmak. Bakış. Bakıvermek.
Cast a ballot : Sandığa gitmek. Oy atmak. Oy vermek. Seçmek. Sineyimillete dönmek. Oy kullanmak.
Cast a bell : Erimiş metali bir kalıba dökmek suretiyle bir çam yapmak.
Cast a damp over : Engel çıkarmak. Aksatmak.
Cast a fly : Olta atmak.
Cast a damper on : Burnundan getirmek.
Cast a chill upon : Soğuk duş etkisi yapmak. Soğukluk getirmek.
Cast a line : Bir şeyler söylemek (argo terim). Olta atmak. Suyun içine balık oltası fırlatmak.
İngilizce Cast a glance Türkçe anlamı, Cast a glance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cast a glance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Peeps : Uyku. Röntgencilik yapmak. Kaçamak bakmak. Çıkmak. Görünüvermek.
Eye : İğne deliği. Görme gücü. Gözünü dikip bakmak. Gözlemek. Delik. Bakış. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Dikkatle bakmak. İzlemek.
Case the joint : Soygun öncesi keşif yapmak. (hırsızlık yapmak amacıyla) bir yeri gözetlemek.
Administer to : Bakımıyla meşgul olmak. Doğru yönetmek. Bakımını üstlenmek.
Eying : Süzmek. Kuşkuyla bakmak. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Dikkatle bakmak. Yakından seyretme. Süzme. Bakma. İzlemek.
Browse : Karıştırmak. Yaprak yemek. Gözden geçirmek (kitap). Kitap karıştırmak. Gözle taramak. Otlamak. (kitap) gözden geçirmek. Göz gezdirmek. Otlanmak.
Glance at : Göz gezdirmek. Göz ucuyla bakmak. İma. Gözünün ucuyla bakmak.
Dips : Çökmek. Batmak. Banmak. Elini atmak. Alçalmak. Bandırmak. Daldırmak. Bayrağı yarıya indirmek. Batırmak.
Pried : Zorla söyletmek. Burnunu sokmak. Koparmak. Gözetleme. Merakla bakmak. Tecessüs. Başkasının özel yaşamına burnunu sokmak. Zorla elde etmek.
Attend on : İlgilenmek. Hizmet etmek.
Cast a glance synonyms : peep, skim over, give an eye to, blink at, attends, keep cave, flash a glance, take a glance, peek, focus attention on, peeked, keep a weather eye open, took a look at, attend, be in charge of, dip, babysit, attend to, peeking, peeks, pries, flick through, espy, take a peep, cares for, have a peep, flip through, espying, dipped, look over, beholds, keep tabs on, beat about.

Bu kısımda Cast a glance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cast a glance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cast a glance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cast a glance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.