Glance türkçesi Glance nedir
- Bakış.
- Parıldamak.
- Kısaca bakış.
- Kısa bakış.
- Bakmak.
- Göz gezdirmek.
- Göz atmak.
- Bakıvermek.
- Göz.
Glance ile ilgili cümleler
English: He saw at a glance that his daughter had been crying.
Turkish: O, kızının ağladığını bir bakışta gördü.
English: Ali and Mary both glance at John.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de John'a baktı.
English: He took a glance at the papers.
Turkish: O, evraklara bir göz attı.
English: He stole a glance at the girl.
Turkish: O, çaktırmadan kıza baktı.
English: At a first glance it seems easy.
Turkish: İlk bakışta kolay görünüyor.
Glance ingilizcede ne demek, Glance nerede nasıl kullanılır?
Glance at : İma. Göz gezdirmek. Gözünün ucuyla bakmak. Göz ucuyla bakmak. Göz atmak.
Glance coal : Antrasit kömürü. Parlak kömür. Antrasit.
Glance down : Aşağıdaki bir şeye bakmak. Göz gezdirerek okumak. Aşağıya bakmak. Hızla okumak.
Glance off : Sıyırmak. Sıyırıp geçmek.
Glance over : Hızla okumak. Göz gezdirmek. Hızla göz atmak. Üstünden şöylesine geçmek. Göz atmak. Hızla göz gezdirmek.
Glance through : Hızla göz gezdirmek. Göz gezdirmek. Hızla okumak. Hızla göz atmak.
Take a glance at : Göz gezdirmek. Göz atmak.
A cursory glance : Göz gezdirme.
Cast a glance : Bakmak. Göz atmak. Dikizlemek. Şöyle bir bakmak. Gözetlemek. Bir göz atmak. Bir bakış atmak.
At first glance : İlk bakışta.
İngilizce Glance Türkçe anlamı, Glance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Peek : Röntgencilik. Dikizlemek. Röntgenlemek. Gizlice bakmak. Dikizleme. Dikiz. Röntgen. Dikiz etmek. Gözetleme. Göz atıvermek.
Goosey : Aptal. Aptal tip. Ahmak. Kaz kafalı kimse.
Eyebeam : Gözün bakışı. Nazar. Gözün parıltısı.
Beat about : Rota değiştirmek. Aramak. Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Endişeyle aramak. Aranmak. Bakınmak.
Browse : Gözden geçirmek (kitap). Otlanmak. Gözden geçirmek. Karıştırmak. Atlamak. Kitap karıştırmak. Öylesine bakmak.
Attends : Hizmet etmek. Devam etmek. Eşlik etmek. Dinlemek. Hazır bulunmak. Katılmak. Dikkatini vermek. Kulak vermek. Beraberinde getirmek.
Eyebeams : Nazar. Gözün bakışı. Gözün parıltısı.
Coruscates : Işıldamak. Parlamak.
Care for : Çocuk büyütmek. İstemek. Hoşlanmak. Çocuk yetiştirmek. Sevmek. Bakımını üstlenmek. Sevmek (birini veya bir şeyi). İlgilenmek.
Glance synonyms : side look, coup d'oeil, looking at, eye beaming, have a dekko, glance through, attend, be in charge of, attended, apercus, cares for, roved, beheld, give an eye to, bo peep, beholding, flip through, effulges, blink at, dekko, cubbies, behold, cubbyhole, glimpses, burn, cubicles, cast a glance, gazed, ganders, celling, glimpse, check up on, glancing.
Glance zıt anlamlı kelimeler, Glance kelime anlamı
Miss : İsabet ettirememek. Kız. Gözden kaçırmak. Kavramamak. Kaçırmak. Matmazel. Özlemek. Anlamamak. Hanım. Özlem duymak.
Glance ingilizce tanımı, definition of Glance
Glance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cast for a moment. To flash. To shoot or dart suddenly or obliquely. A sudden flash of light or splendor. As, to glance the eye. To shoot or emit a flash of light. To shine.

Bu kısımda Glance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.