Glance at türkçesi Glance at nedir

  • İma.
  • Göz ucuyla bakmak.
  • Göz atmak.
  • Gözünün ucuyla bakmak.
  • Göz gezdirmek.

Glance at ile ilgili cümleler

English: He took a glance at the papers.
Turkish: O, evraklara bir göz attı.

English: Jane threw a glance at us.
Turkish: Jane bize bir bakış attı.

English: He stole a glance at the girl.
Turkish: O, çaktırmadan kıza baktı.

English: I just want to glance at the paper.
Turkish: Gazeteye sadece göz atmak istiyorum.

English: Ali and Mary both glance at John.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de John'a baktı.

Glance at ingilizcede ne demek, Glance at nerede nasıl kullanılır?

Glance : Göz atmak. Kısa bakış. Bakış. Parıldamak. Bakmak. Göz. Göz gezdirmek. Kısaca bakış. Bakıvermek.

At : Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Üzere. E. De. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir hareketin hedefini gösterir. Ya. A. Üzerinde. Nezdinde.

Take a glance at : Göz atmak. Göz gezdirmek.

Glance coal : Antrasit kömürü. Parlak kömür. Antrasit.

Glance down : Aşağıya bakmak. Aşağıdaki bir şeye bakmak. Hızla okumak. Göz gezdirerek okumak.

Glance off : Sıyırmak. Sıyırıp geçmek.

İngilizce Glance at Türkçe anlamı, Glance at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glance at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adverting : Değinmek. Zikretmek. Reklam. İlan. Dokundurmak. Bahsetmek.

Flip through : Sayfaları çevirmek. Okuyup geçmek.

Allusions : Anıştırma. Kinaye. Gönderme. Bahis. Dokundurma. Laf çaktırma. İmleme. Taş. Zikir.

Dip into : Bandırmak. Çok masrafa girmek. Banmak. Gözden geçirmek.

Browse : Öylesine bakmak. Karıştırmak. Otlamak. Yaprak yemek. Gözden geçirmek (kitap). Kitap karıştırmak. Gözle taramak. Gözden geçirmek.

Connotation : Bir sözcüğün çağrıştırdığı şey. Diğer anlam. Yananlam. Çağrıştırdığı anlam. İfade. Konotasyon. Çağrışım. Kelimenin asıl anlamı yanında, kullanıma bağlı olarak kazandığı yeni anlam(lar): baş kelimesinin asıl anlamı dışında «bir topluluğu yöneten kimse, lider», «bir şeyin başlangıcı (ay başı, yıl başı, satır başı)», «temel esas» (her işin başı sağlıktır), «bir şeyin uçlarından biri» (yolun iki başı, «tane, sayı» (iki baş sarımsak, üç baş inek, altı baş aile), «bir şeyin yakını veya çevresi» (ocak başı, havuz başı, mangal başı) vb. pek çok yan anlamı vardır. ayak, göz, parmak, boğaz, burun gibi organ adları da epey yan anlamlara sahiptir. türkçmiz bu bakımdan her yönü ile zengin bir özellik taşır. karşıtı asıl anlam’dır.

Give the once over : Çaktırmadan bakmak.

Adumbration : Anıştırma. Dokundurma. Sezdirme.

Glance : Bakış. Kısa bakış. Göz. Kısaca bakış. Parıldamak. Bakıvermek. Bakmak.

Connotations : Konotasyon. Yananlam. Çağrışım. Diğer anlam. Yan anlam. Çağrıştırdığı anlam. Bir sözcüğün çağrıştırdığı şey. İfade.

Glance at synonyms : check on, glommed, dips, eyewinks, glance through, take a slant at, adverted, eyewink, peep at, finger post, rove, leaf through, gloms, allusion, glimmer, cast an eye, blink at, glom, glanced, squint at, steal a glance, glomming, flash a glance, look askance, glimmered, adverts, flick through, glances, cast a glance, leafing through, look over, glancing, advert.