Look around türkçesi Look around nedir

  • Etrafına bakınmak.
  • Bakınmak.
  • Etrafına bakmak.
  • Bakmak.
  • Etrafa bakmak.
  • Etrafı seyretmek.
  • Etrafı kolaçan etmek.
  • Araştırmak.
  • Bakışmak.
  • Bütün ihtimalleri düşünmek.
  • Sağa sola bakınmak.
  • Tüm olasılıkları düşünmek.

Look around ile ilgili cümleler

English: I think the world is much older than the Bible tells us, but honestly, when I look around — it looks much younger!
Turkish: Dünyanın İncilin söylediğinden çok daha yaşlı olduğunu düşünüyorum fakat aslında etrafa baktığımda o çok daha genç görünüyor!

English: I think I'll look around a little more.
Turkish: Etrafıma biraz daha bakınmayı düşünüyorum.

English: Ali took a look around the room.
Turkish: Ali odaya bir göz attı.

English: During my childhood, I used to come here frequently, look around and think.
Turkish: Düşünmek ve etrafa bakınmak için çocukluğum sırasında buraya sıklıkla gelirdim.

English: I'll look around the city today.
Turkish: Bugün şehri gezeceğim.

Look around ingilizcede ne demek, Look around nerede nasıl kullanılır?

Look : Görmek. İyileşmek. Görünüş. Görünmek (güzel veya hasta vb). Bakmak. Görünmek. Ümit etmek. Göstermek. Ummak. Bakış.

Around : Aşağı yukarı. Etrafta. Öteye beriye. Ortalıkta. Etrafına. Çevresine. Geriye. Sularında. Her yanına. Çevresinde.

 

Can we look around : Çevreye bakabilir miyiz.

Look about : Sağa sola bakmak. Sağa sola bakınmak. Bakınmak. Çevresine bakmak. Etrafına bakmak. Etrafını gözlemek.

Look after : Göz kulak olmak. Gözetmek. Çekip çevirmek. İdare etmek. İle ilgilenmek. İlgilenmek. Bakımını üstlenmek. Mukayyet olmak. Bakmak. Çocuk bakmak.

Look ahead : Geleceği düşünmek. İlerisi için plan yapmak. İleriye bakmak. Önüne bakmak. Geleceğe bakmak.

İngilizce Look around Türkçe anlamı, Look around eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Look around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behold : Farkına varmak. Görmek. Dikkatle bakmak. Gözlemlemek. Dikkat etmek. Seyretmek.

Be in charge of : Sorumlu olmak. Sorumlusu olmak. Başında olmak.

Administer to : Bakımını üstlenmek. Bakımıyla meşgul olmak. Doğru yönetmek.

Check into : Biryere giriş yapmak. Kayıt yaptırmak. Pansiyon otel vb'nde kaydını yaptırıp bir oda tutmak.

Beholding : Seyretme. Görmek. Seyretmek. Dikkatle bakma. Dikkat etmek.

Glance round : Çabucak çevresine bakmak. Çevresine göz atmak.

Analyse : Analiz etmek. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz yapmak. İncelemek. Tahlil etmek. Çözümlemek. Tahlil yapmak.

Beheld : Dikkatle bakmak. Dikkat etmek. Farkına varmak. Seyretmek. Görmek. Gözlemlemek.

Cast about : Arayıp sormak. Düşünmek. Volta vurmak. Dolanıp aramak. Çare aramak. Sıkıntıyla aramak. Tasarlamak. Aranıp durmak.

Cast around : Arayıp sormak. Tasarlamak. Aranıp durmak. Volta vurmak. Sıkıntıyla aramak. Çare aramak.

Look around synonyms : analyzed, analysing, analysed, beholds, delve, analyzes, attended, prowling, spy the land, delved, look about, prowls, check up, attend to, attend, to ask for, exchange glances, care for, cast a glance, cares for, check up on, make eyes, delve into, poke about, be in charge, delves, prowl, analyze, attend on, attends, beat about, prowled, ascertain.