Boycott türkçesi Boycott nedir
- Boykot yapmak.
- Boykot.
- Direniş.
- Ticaret yapmama boykotu.
- Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması.
- Boykot etmek.
- Mal almamak.
- Uluslararası ilişkiler alanında kullanılır.
Boycott ile ilgili cümleler
English: They will boycott that product.
Turkish: Onlar o ürünü boykot edecekler.
English: I'm not boycotting you.
Turkish: Seni boykot etmiyorum.
English: My boycott of Italian television starts now.
Turkish: İtalyan televizyonunu boykotum şimdi başlıyor.
English: The boycott lasted a little more than a year.
Turkish: Boykot bir yıldan biraz fazla sürdü.
English: He organized a boycott of the bus service.
Turkish: Otobüs servisi boykotunu organize etti.
Boycott ingilizcede ne demek, Boycott nerede nasıl kullanılır?
Arab boycott : Arap boykotu. Arap ulusların israil'e karşı uyguladıkları ekonomik boykot.
Economic boycott : Ticarette yasaklama. Ekonomik boykot. Ambargo. Ticari sınırlama.
Boycotted : Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması. Boykot etmek. Ticaret yapmama boykotu. Boykot yapmak. Boykot. Direniş. Mal almamak.
Boycotter : Boykotçu. Boykota katılan kimse.
Boycotting : Direniş. Boykot etme. Bir toplumsal kümenin, başka toplumsal küme ya da bireylerin kimi tutum ve davranışlarını değiştirmeğe zorlamak üzere onlarla toplumsal (özellikle ekonomik ve siyasal) ilişkileri kesmesi. Boykot etmek.
Boy friend : Erkek arkadaş. Biriyle düzenli olarak flört eden erkek.
Enter a boy at a school : Bir çocuğu okula kaydetmek. Bir çocuğu okula kaydettirmek.
Was boycotted : İtildi. Boykot edildi. Aforoz edildi. Sürüldü. Kovuldu. Dışlandı.
Boy in buttons : Belboy. Bir otelde valiz taşıyan ve ayak işlerine bakan genç erkek. Komi.
Send a boy to mill : Değirmene bir çocuk yollamak. Tecrübesiz bir haberci göndermek. Mantıksız anlamlarını kullanmak.
İngilizce Boycott Türkçe anlamı, Boycott eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Boycott ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Objection : Bir yanıtlayıcının belli bir soruyu yanıtlamamakta direnmesi ya da bir anlatımlı sınarda dile getirilen tutuma katılmaması. Engel. Direni. Mahzur. İtiraz ediyorum (mahkeme). Karşıdurma. İtiraz etme. Yasal vergilerde, ilgili örgütçe yapılan gerçeklemenin kişi haklarına, ya da yasasına aykırı bulunduğu nedenleri açıklanmak ve belirtilmek yoluyla kişinin alınan karara karşı durarak yetkili kuruşlara yasal süresi içinde baş vurması. Karşı gelme.
Insurgencies : İsyan. Ayaklanma. Kıyam.
Applying sanctions : Kısıtlama. Yasa koyma. Yaptırımlarda bulunma.
Protest : Ödek, çek ve belgitler gibi tecimsel belgelerin kabul ve ödemeye verildiklerinde ödemekten kaçınma nedeniyle taşıyanın, çekici ve aradaki aktarımcılara dönebilmek amacıyla yasasında belirtilen süre içinde noter eliyle yaptığı uyarı. İtiraz etmek. Reddetmek. Herhangi bir davranışın tüzeye, antlaşma ve sözleşmelere aykırı düştüğünü ve onanmadığını resmi olarak açıklamak. Teminat vermek. Eylem yapmak. Ödeme uyarısı. İddia etmek. Protesto etmek. İhtaren bildirmek.
Insurgency : Ayaklanma. Kıyam. İsyan.
Dissent : Farklı düşünmek. Karşı koymak. Aynı görüşte olmamak. Anlaşmazlık. Uyuşmazlık. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Muhalif olmak. Aynı fikirde olmamak. Ayrılmak. Kabul etmemek.
Noncooperation : İşbirliğini reddetme: hükümetle işbirliğini reddetme.
Suspensions : Ara verme. Süspansiyonlar. Süspansiyon. Durdurulma. Tehir. Asma. Askıya alma. Durdurma. Uzaklaştırma.
Boycotting : Boykot etme. Bir toplumsal kümenin, başka toplumsal küme ya da bireylerin kimi tutum ve davranışlarını değiştirmeğe zorlamak üzere onlarla toplumsal (özellikle ekonomik ve siyasal) ilişkileri kesmesi.
Boycott synonyms : boycotted, suspension, boycotts, ostracise, ban, resistance, disobedience, ostracize.
Boycott zıt anlamlı kelimeler, Boycott kelime anlamı
Patronise : Yardım etmek. Müşterisi olmak. Tenezzül etmek. Desteklemek. Faydası dokunmak. Patronluk taslamak. Büyüklük taslamak. Himaye etmek. Himayesine almak. Hor görmek.
Patronize : Korumak. Sürekli müşteri olmak. Tenezzül etmek. Lütuf göstermek. Küçük görmek. Müşterisi olmak. Desteklemek. Faydası dokunmak. Büyüklük taslamak. Alışveriş etmek.
Boycott ingilizce tanımı, definition of Boycott
Boycott kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A combining to withhold or prevent dealing or social intercourse with a tradesman, employer, etc. To subject to a boycott. Social and business interdiction for the purpose of coercion. The process, fact, or pressure of boycotting. To combine against (a landlord, tradesman, employer, or other person), to withhold social or business relations from him, and to deter others from holding such relations.

Bu kısımda Boycott kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Boycott ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Boycott anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Boycott ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.