Boycotter türkçesi Boycotter nedir

Boycotter ingilizcede ne demek, Boycotter nerede nasıl kullanılır?

Boycotted : Direniş. Mal almamak. Ticaret yapmama boykotu. Boykot. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması. Boykot yapmak. Boykot etmek.

Was boycotted : İtildi. Sürüldü. Aforoz edildi. Kovuldu. Dışlandı. Boykot edildi.

Arab boycott : Arap ulusların israil'e karşı uyguladıkları ekonomik boykot. Arap boykotu.

Economic boycott : Ticari sınırlama. Ekonomik boykot. Ticarette yasaklama. Ambargo.

Boycott : Boykot. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması. Mal almamak. Direniş. Boykot etmek. Ticaret yapmama boykotu. Boykot yapmak.

Boycotting : Bir toplumsal kümenin, başka toplumsal küme ya da bireylerin kimi tutum ve davranışlarını değiştirmeğe zorlamak üzere onlarla toplumsal (özellikle ekonomik ve siyasal) ilişkileri kesmesi. Boykot etmek. Boykot etme. Direniş.

Boycotts : Boykot etmek. Boykotlar.

İngilizce Boycotter Türkçe anlamı, Boycotter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boycotter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissent : Kabul etmemek. Aynı görüşte olmamak. Uyuşmazlık. Anlaşmazlık. Karşı olmak. Aynı fikirde olmamak. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Görüş ayrılığı. Çekişmek. Muhalif olmak.

 

Ostracize : Sürmek. Sürgüne göndermek. Toplum dışına itmek. Dışlamak. Soyutlamak. Sürgün etmek. Aforoz etmek. İlişkiyi kesmek. İlişiğini kesmek. Kovmak.

Protest : Bildirmek. Karşı çıkmak. Teminat vermek. Gösteri düzenlemek. Ödeme uyarısı. İtiraz. Protesto etmek. Karşı çıkma. İddia etmek. Eylem yapmak.

Objection : İtiraz ediyorum (mahkeme). Yasal vergilerde, ilgili örgütçe yapılan gerçeklemenin kişi haklarına, ya da yasasına aykırı bulunduğu nedenleri açıklanmak ve belirtilmek yoluyla kişinin alınan karara karşı durarak yetkili kuruşlara yasal süresi içinde baş vurması. Engel. Sakınca. İtiraz. İtiraz nedeni. Mahzur. İtiraz etme. Karşı gelme.

Ostracise : Uzaklaştırmak. (antik yunan'da) halk oyu ile geçici olarak bir vatandaşı uzaklaştırmak (aynı zamanda ostracize). Dışlamak. Kovmak. İlgilenmekten kaçınmak. Sürgün etmek. Toplum dışına itmek. Aforoz etmek. Sürmek. Çıkarmak.

Boycotter zıt anlamlı kelimeler, Boycotter kelime anlamı

Patronise : Patronluk taslamak. Faydası dokunmak. Himayesine almak. Desteklemek. Büyüklük taslamak. Müşterisi olmak. Yardım etmek. Tenezzül etmek. Himaye etmek. Hor görmek.

Patronize : Sürekli müşteri olmak. Küçük görmek. Tenezzülen iltifat etmek. Faydası dokunmak. Müşterisi olmak. Desteklemek. Büyüklük taslamak. Alışveriş etmek. Maddi yönden desteklemek. Patronluk taslamak.

Boycotter ingilizce tanımı, definition of Boycotter

Boycotter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A participant in boycotting.