Ostracise türkçesi Ostracise nedir

  • Kovmak.
  • Sürgün etmek.
  • Dışlamak.
  • Sürmek.
  • Uzaklaştırmak.
  • (antik yunan'da) halk oyu ile geçici olarak bir vatandaşı uzaklaştırmak (aynı zamanda ostracize).
  • Aforoz etmek.
  • İlgilenmekten kaçınmak.
  • Toplum dışına itmek.
  • Çıkarmak.
  • Sürgüne göndermek.

Ostracise ingilizcede ne demek, Ostracise nerede nasıl kullanılır?

Ostracised : Çıkarılmış. Sürgün edilmiş. İlgilenmekten kaçınmak. Kovulmuş. Uzaklaştırmak. Sürülmüş. Dışlamak. (antik yunan'da) halk oyu ile geçici olarak bir vatandaşı uzaklaştırmak (aynı zamanda ostracize). Çıkarmak.

Ostracism : Sürgün etme. Toplumdan dışlama. Sürgüne gönderme. Sürme. Aforoz etme. Kovma. Dışlama. İlişkiyi kesme. Eski yunanistan'da, özellikle atina'da, siyasal huzursuzluk yaratıp sevilmeyen kimselerin, halkın bir çanak parçası üzerine yazarak verdiği oyla, geçici bir zaman (10 yıl) için sürgüne gönderilmeleri.

Ostracifor : Ostrakiform. Vücudu fazla esnek olmayan bazı balıklarda, sadece kuyruk sapı bölgesindeki kasılıp gevşemelerle sağlanan bir yüzme biçimi.

Ostracize : Kovmak. Dışlamak. Sürgün etmek. Aforoz etmek. Sürgüne göndermek. İlişkiyi kesmek. Toplum dışına itmek. Toplum dışı bırakmak. Sürmek. Soyutlamak.

Ostracized : Çıkarılmış. Uzaklaştırılmış. Dışlanmış. Sürgün edilmiş. Sürülmüş. Kovulmuş.

 

Malacostraca : Geniş bir eklembacaklı kabuklular altsınıfı. Crustacea'nın geniş alt sınıfı.

Ostracon : Üzeri yazılı kırık çanak çömlek parçası.

Arteria cerebri rostralis : Arterya serebri rostralis. A. carotis interna'dan ayrıldıktan sonra öne doğru giderek circulus arteriosus cerebri’nin yan kısmını oluşturan atardamar.

Arteria auricularis rostralis : Arterya aurikularis rostralis. A. temporalis superficialis'ten çıkan ve dış işitme yolunun rostralinde kulak kaidesine ulaşarak bu bölgeyi vaskularize eden atardamar.

Ostracizing : Dışlamak. İlişkiyi kesmek. Sürgün etmek. Sürmek. Sürgüne göndermek. Toplum dışına itmek. Kovmak. Aforoz etmek.

İngilizce Ostracise Türkçe anlamı, Ostracise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ostracise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boycott : Ticaret yapmama boykotu. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması. Boykot. Direniş. Mal almamak. Boykot etmek. Boykot yapmak.

Bare : Yalın. Süssüz. Açılmak. Açığa çıkartmak. Açığa vurmak. Soymak. Çıplak. Boş. Açık.

Axed : Sepetlemek. Kısmak. Azaltmak. Baltalanmış.

Transport : Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması. Yönetmeliğe aykırı olarak topun bir an elle götürülmesi. Coşturmak. Taşımak. Taşımacılık. Heyecanlandırmak. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, voleybol alanlarında kullanılır. Başını döndürmek. Taşıma. Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi.

 

Detract from : Düşürmek. Azaltmak. -dan azaltmak. -den azaltmak. Eksiltmek. Gölge düşürmek. -den uzaklaştırmak.

Be in progress : Yapılmak. Devam etmek.

Ostracizing : İlişkiyi kesmek.

Deporting : Tehcir etmek. Yurtdışına sürmek. Sürmek (sınırdışı vb). Sinir dışı etmek. Sınırdışı etmek. Sınır dışı etmek.

Ban : Bildiri. Yasak. Menetmek. Beyanname. Afaroz etmek. Vali (macar). Boykot etmek. Banlamak. Yasaklamak. Afaroz.

Exiling : Sürülme. Sürgün. Sürgüne yollama.

Ostracise synonyms : the exile, bedaubs, externalise, expatriate, exile, banishing, excludes, apply, boot out, excepts, excommunicate, abstract, expel, estrange, blanked, blackball, avoid, eloign, anathematizing, blanker, anathematized, ostracize, ostracised, ax, relegate, bounce, relegates, put under a ban, kick out, bared, bruit about, brought out, anathematise.

Ostracise zıt anlamlı kelimeler, Ostracise kelime anlamı

Confront : Üstüne gitmek. Karşı koymak. Yüz yüze getirmek. Karşısına çıkmak. Kötülemek. Yüzleştirmek. Karşılaştırmak. Zıt düşmek. Karşı durmak. Yüz yüze gelmek.

Admit : İçeriye almak. İzin vermek. İçeriye bırakmak. Meydan vermek. İtiraf etmek. Olanak tanımak. Teslim etmek. Almak. Kabul etmek. Girmesine izin vermek.

Patronise : Tenezzül etmek. Desteklemek. Faydası dokunmak. Yardım etmek. Büyüklük taslamak. Himaye etmek. Müşterisi olmak. Himayesine almak. Hor görmek. Patronluk taslamak.

Ostracise antonyms : patronize.