Rapiers türkçesi Rapiers nedir

  • Meç.
  • İnce uzun kılıç.
  • İnce kılıç.
  • Düz ve uzun kılıç.

Rapiers ingilizcede ne demek, Rapiers nerede nasıl kullanılır?

Rapier thrust : İğneli söz.

Rapier : İnce kılıç. Meç. Düz ve uzun kılıç. İnce uzun kılıç.

Bibliotherapies : Okumanın iyileştirici bir tedavi yöntemi olarak kullanılması. Bibliyoterapi.

Chemotherapies : Kanser tedavisi. Kimyasal tedavi. Kimyasal sağaltım. Kimyasal maddelerle tedavi. Kimya tedavisi. Kemoterapi.

Climatotherapies : Klimatoterapi. Uygun hava koşulları vasıtasıyla hastalık tedavisi.

Gerontotherapies : Yaşlılara yapılan iyileştirici tedavi. Geronto terapi.

Endocrinotherapie : Endokrinoterapi. Hormon tedavisi.

Hydrotherapies : Su tedavisi. Suda tedavi. Su ile tedavi. Suyla tedavi. Hastalığın su ile tedavisi. Hidroterapi.

Narcotherapies : Uyuşturucu ilaçlarla akıl hastalıkları tedavisi (psikiyatri). Narkoterapi.

Hydrotherapie : Hidroterapi. Sıvı tedavisi. Suyla tedavi.

İngilizce Rapiers Türkçe anlamı, Rapiers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rapiers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vocaliser : Vokalist. Dillendiren. Şarkıcı. Okuyucu (vocalizer olarak da yazılır). Sese dönüştüren. (britanya ingilizcesi) sesleştiren. İfade eden. Konuşan.

 

Source : Edinmek. Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Memba. Haber kaynağı. Kaynak. Göz. Tedarik etmek. Kaynakça. Göze. Menşe.

Foils : Eskrim kılıcı. Folyo. Kıyas edilen örnek. Sır (ayna).

Foil : Set çekmek. İtmek. Varak. Folyo. Engellemek. Eskrim kılıcı. Namlusu dörtgen kesitli oluksuz ve ince, balçağı (çelgiliği) delici kılıca göre daha küçük; namlu ucundaki elektrikli düğmesi yuvarlak ve tırtıllı; 500 gr. ağırlığında 110 cm. uzunluğunda yalnız dürtüş yapmaya elverişli, üç kılıçoyunu savutundan biri. Önlemek. Sır (ayna).

Ballot : Oylama. Gizli oylama. Kura çekmek. Kura kağıdı. Oy vermek. Oylama yapmak. Oy pusulası.

Clause : Kloz. Cümlecik. İbare. Yantümce. Antlaşma. Fıkra. Koşul. Tümce. Şart. Madde.

Declaration : Gümrük, ekonomi, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Bildirme. Açıklama. Beyan. Bildirim. Tanım. Beyanname. Takrir. Demeç.

Resolve : Azmetmek. Karara bağlamak. Niyet. Erimek. Oy ile -e karar vermek. Parçalarına ayırmak. Azim. Ahdetmek. Haline getirmek. Dönüştürmek.

Form : Biçim. Biçimlendirmek. Düzenlemek. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Şekil. Şekil almak. Şekillenmek. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Geliştirmek.

 

Written material : Yazarın yazılı çalışması. Yazım eseri. Yazılı malzeme. Bir yazarın çalışması. Yazılı materyal. Yazılı herhangi bir şey.

Rapiers synonyms : political program, political platform, written document, right of first publication, patent of invention, piece of writing, legal instrument, legal document, document, writing, credential, vocalist, charter, platform, study, rapier, hairpieces, resolution, resignation, copyright, vocalizer, papyrus, foiling, brevet, patent, credentials, commercial instrument, official document, inclosure, certification, instrument, report, preamble.