Ballot türkçesi Ballot nedir

Ballot ile ilgili cümleler

English: We have to count all of the ballots.
Turkish: Bütün oy pusulalarını saymak zorundayız.

English: The people will decide at the ballot box.
Turkish: İnsanlar sandıkta karar verecek.

English: Ali is filling out a ballot.
Turkish: Ali bir oy pusulası dolduruyor.

English: It's important to complete your ballot.
Turkish: Oylamanı tamamlamak önemlidir.

English: Ali and Mary counted the ballots.
Turkish: Ali ve Mary oy pusulalarını saydılar.

Ballot ingilizcede ne demek, Ballot nerede nasıl kullanılır?

Ballot box : Seçim sandığı. Sandık. Oy sandığı.

Ballot initiative : Genel halk kitlesi tarafından oylanan kamu politikası meselesi (genellikle bir vatandaşın dilekçesiyle başlatılır). Halk oylaması.

Ballot paper : Rey kağıdı. Oy pusulası. Oy kağıdı.

Ballot vote : Oy.

Blank ballot paper : Boş oy pusulası.

Second ballot : İkinci tur seçimi. İkinci oylama. Bir seçimde ilk rauntda hiçbir aday yeterli çoğunluğa ulaşamadığı zaman oy verme işleminin ikinci rauntu.

Split ballot technique : Soruların dile getiriliş biçiminin yanıtlarda yarattığı yanlılık payını ölçmek üzere başvurulan ve benzer nitelikli evrenlere aynı soruların değişik biçimlerinden oluşmuş iki ayrı soru çizinliği uygulayıp sonuçları karşılaştırarak çözümlemeyi içeren güvenirlik sınaması, bk. güvenirlik kestirim yolları. İkiye ayırma yordamı.

 

Ballotable : Dalgalanır bir şekilde artma ve düşme yeteneği gösterme.

Secret ballot : Gizli oy verme usulü. Gizli oylama. Gizli oy.

Absentee ballot : Posta yoluyla kullanılan oy. Yabancı oy. Posta yoluyla verilen oy. Posta ile kullanılan oy.

İngilizce Ballot Türkçe anlamı, Ballot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ballot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choice : Seçkinler. Seçkin. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Seçme hakkı. Seçme. Seçenek. Bk. yeğlenme değergesi. Tercih. Seçiş. Elit.

Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.

Cast a ballot : Oy kullanmak. Seçmek. Sineyimillete dönmek. Sandığa gitmek. Oy atmak.

Write in : İlave yapmak. Eklemek. Mektupla başvurmak.

Voting : Oy kullanma. Rey verme. Oy verme. Oy kullanan.

Drawing lots : Sıra çekme. Bir kümede yer alan yarışmacıların, yapacakları karşılaşmaları sıralandırmak için, yönetmeliğe uygun olarak yapılan sayı çekme işlemi.

Casting vote : Başkanın oyu. Etkin oy. Karar oyu. Belirleyici oy. Sonucu belirleyen oy.

Draw lot : İsim çekti. Ad çekti. Kura çekti. Kura çekerek karar verdi.

Vote : Oylayarak kararlaştırmak. Oy. Rey vermek. Bildirmek. Oylamak. Oy kullanmak. İlan etmek. Önermek. Rey.

Ballot synonyms : multiple voting, written document, show of hands, voting paper, balloted, ballots, absentee ballot, give vote, vote for, balloting, polling, the polls, veto, secret voting, voted, votes, document, pick, option, poll, polled, ballot paper, block vote, cast lots, secret ballot, take the vote, cast a vote, papers, straight ticket, take pot luck, draw lots, take a vote, drew.

 

Ballot zıt anlamlı kelimeler, Ballot kelime anlamı

Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Ballot ingilizce tanımı, definition of Ballot

Ballot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to ballot for a candidate. To vote or decide by ballot. Originally, a ball used for secret voting. Hence: Any printed or written ticket used in voting. To vote for or in opposition to.