Voting türkçesi Voting nedir
- Oy kullanan.
- Oy verme.
- Oylama.
- Oy kullanma.
- Rey verme.
Voting ile ilgili cümleler
English: The will of the people shall be the basis of the authority of government; this will shall be expressed in periodic and genuine elections which shall be by universal and equal suffrage and shall be held by secret vote or by equivalent free voting procedures.
Turkish: Halkın iradesi kamu otoritesinin esasıdır; bu irade, gizli şekilde veya serbestliği sağlayacak muadil bir usul ile cereyan edecek, genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak olan devri ve dürüst seçimlerle ifade edilir.
English: Democracy must be something more than two wolves and a sheep voting on what to have for dinner.
Turkish: Demokrasi; iki kurt ve bir koyunun, akşam yemeğinde ne yenileceği hakkında oylama yapmasından daha fazlası olmalı.
English: The voting continued.
Turkish: Oylama devam etti.
English: The voting began again at noon.
Turkish: Oylama öğle saatlerinde tekrar başladı.
English: I'm voting no.
Turkish: Hayır oyu veriyorum.
Voting ingilizcede ne demek, Voting nerede nasıl kullanılır?
Voting age : Seçmen yaşı. Seçme yaşı. Oy kullanma yaşı.
Voting behaviour : Seçmenlerin türlü toplumsal, ekonomik, ruhsal etkenlerin etkisi altında siyasal seçimlerini oluşturma ve açığa vurma biçimi. Oyverme davranışı. Oy verme davranışı. Oy kullanma davranışı.
Voting booth : Oy kullanma kabini. Oylama sırasında oy kullanan kişinin mahremiyetini sağlamak amacıyla her defasında tek seçmen tarafından kullanılan kabin veya küçük girinti. Oy kabini.
Voting by proxy : Vekaleten oy kullanma. Vekaleten oy verme.
Voting down : Oylayarak reddetmek. Oylama ile yenmek.
Voting record : Bir adayın veya seçilmiş birinin oy geçmişinin gösteren liste (özellikle belirli bir konuyla ilgilidir). Oy kayıtları. Rey kayıtları.
Voting power : Yönetime katılma. Oy hakkı.
Voting paper : Oy pusulası.
Voting machine : Oylama makinesi. Oyları kaydeden makine. Oy kayıt makinesi.
Voting share : Oy hakkı sağlayan hisse.
İngilizce Voting Türkçe anlamı, Voting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Voting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Write in : Mektupla başvurmak. Eklemek. İlave yapmak.
Pick : Yolmak. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç. Aşırmak. Sıyırmak. Gelişmek. Seçmek. Seçenek. Yankesicilik yapmak. Seçme. Pena.
Option : Bekleme hakkı. Alıcıya tanınan süre. Seçim. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tercih hakkı. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Şık. Seçenek. İstem. Seçilen şey.
The polls : Anketler. Oy verilen yer.
Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.
Polling : Kuyruklama. Oy yoklaması. Tam ölçünlü gözlem araçlarıyla geniş bir evrenden yüzeysel ve dar kapsamlı konularda yığınsal görüş ya da bilgi derleme yordamı. Arayıp sorma. Sıralı çağırma. Seçim. Tarama. Sorgulama.
Balloting : Oylama yapmak. Kura çekmek. Oylama yapma. Oy vermek.
Choice : Güzide. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Tercih. Seçiş. Seçkin. Seçme hakkı. Seçkinler. Kalburüstü. Seçim. Seçenek.
Veto : Olmazlama. Veto etmek. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Reddetmek. Veto. Red. Yasak. Veto hakkı. Ret.
Selection : Seçme. Seçenek. Doğal ayıklanma. Sürüde üstün verim yeteneğine sahip olan fertlerin seçilip damızlık olarak kullanılması ve düşük verimlilere üreme imkanı verilmemesi. Toplum yaşamında bireylerin ya da kümelerin, yetenek ve güçlerine uygun biçimde belirli birtakım görevlere yöneltilmesi. okuma öğretiminde üzerinde durulan konuya ya da soruna uygun okuma parçalarını seçme işi. usa uygun seçim. Ayıklama. Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması. 2-canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması. Seçme şey. Seçmeler. Ayıklanma.
Voting synonyms : multiple voting, voter, ballot, casting vote, balloted, show of hands, vote, poll, suffrage, secret ballot, split ticket, block vote.
Voting zıt anlamlı kelimeler, Voting kelime anlamı
Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.
Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Bu kısımda Voting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Voting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Voting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Voting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.