Voting power türkçesi Voting power nedir

  • Yönetime katılma.
  • [#oy Oy hakkı].

Voting power ingilizcede ne demek, Voting power nerede nasıl kullanılır?

Voting : Oylama. Oy kullanma. Oy kullanan. Oy verme. Rey verme.

Power : Hızla gitmek. Otorite. Vekalet. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). Yetki. Çıngı. Fors. Kudret. İktidar. Yetke.

Voting age : Seçme yaşı. Oy kullanma yaşı. Seçmen yaşı.

Voting behaviour : Oyverme davranışı. Oy verme davranışı. Seçmenlerin türlü toplumsal, ekonomik, ruhsal etkenlerin etkisi altında siyasal seçimlerini oluşturma ve açığa vurma biçimi. Oy kullanma davranışı.

Voting booth : Oylama sırasında oy kullanan kişinin mahremiyetini sağlamak amacıyla her defasında tek seçmen tarafından kullanılan kabin veya küçük girinti. Oy kullanma kabini. Oy kabini.

Voting by proxy : Vekaleten oy verme. Vekaleten oy kullanma.

İngilizce Voting power Türkçe anlamı, Voting power eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voting power ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electoral franchise : Oy kullanma hakkı. Seçme hakkı. Rey hakkı.

Suffrages : Oy kullanma hakkı. Oy. Seçme hakkı.

Voting right : Oy verme hakkı.

 

Suffrage : Oy kullanma. Oy kullanma hakkı. Seçme hakkı. Oy.

Codetermination : Ortak yönetim. Ortaklaşa karar verme prensibi.

Employee participation : İşçi katılımı.

Right to vote : Oy verme hakkı. Seçme hakkı. Oy kullanma hakkı.

Franchise : Hak. Ayrıcalık. Bağışıklık. Dokunulmazlık. Satış tekeli hakkı. İmtiyaz (şirketin bayiye tanıdığı). Melce. Hükümetçe tanınan ayrıcalık veya bağışıklık. Üyelik.

The vote : Oy toplamı.