Suffrages türkçesi Suffrages nedir
- Oy.
- Seçme hakkı.
- Oy hakkı.
- Oy kullanma hakkı.
Suffrages ingilizcede ne demek, Suffrages nerede nasıl kullanılır?
Female suffrage : Kadınların seçme ve seçilme hakkı.
Manhood suffrage : Sadece erkek vatandaşların oy verme hakkının olması.
Universal suffrage : Genel seçim hakkı. Tüm yetişkinlerin sahip olduğu oy hakkı. Genel oy hakkı. Genel oy verme yetkisi.
Woman suffrage : Kadınların seçimlere katılma hakkı. Kadınların genel seçimlerde oy verme hakkı. Kadınların oy hakkı.
Suffrage : Oy. Oy kullanma hakkı. Seçme hakkı. Oy hakkı. Oy kullanma.
Suffragists : Kadınlara oy hakkı sağlanmasını onaylayan.
Suffragette : Kadınlara oy hakkı sağlamak. Kadınların seçme hakkını savunan kadın. Süfrajet. Kadınların oy hakkını savunan kadın.
Suffragist : Kadınlara oy hakkı sağlanmasını onaylayan.
Suffrutescent : Odunsu.
Suffragan bishop : Yardımcı piskopos.
İngilizce Suffrages Türkçe anlamı, Suffrages eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Suffrages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Options : Tercih. Alıcıya tanınan süre. Sıralama seçenekleri. Seçenek. Satın alma veya satma hakkı. Opsiyon. Opsiyonlar.
Universal suffrage : Genel seçim hakkı. Genel oy hakkı. Tüm yetişkinlerin sahip olduğu oy hakkı. Genel oy verme yetkisi.
Clan : Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık. Budun. Boy. Ortak bir atadan geldiklerine inanan, kendi aralarında evlenmeyen, hem ana, hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş, birbirleriyle akraba, birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik. Kabile. Ortak bir atası olan insan topluluğu. Oymak. Grup.
Plumpers : Buruşturulmuş kağıt. Yalan.
Refusals : Red. Olumsuz cevap. İnkar. Reddetme. Ayrıcalık. Rüçhan hakkı. Geri çevirme. Iskarta. Almamazlık.
Voting power : Yönetime katılma.
Voting right : Oy verme hakkı.
Suffrage : Oy kullanma.
Plumper : Yalan. Buruşturulmuş kağıt.
Suffrages synonyms : ballot vote, freedom, refusal, right to vote, eligibility, option, belief, choices, optioning, the vote, vote, choice, freedoms, right of choice, franchise, enfranchisement, electoral franchise.
Suffrages zıt anlamlı kelimeler, Suffrages kelime anlamı
Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Bu kısımda Suffrages kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Suffrages ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Suffrages anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Suffrages ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.