Options türkçesi Options nedir

  • Opsiyonlar.
  • Satın alma veya satma hakkı.
  • Opsiyon.
  • Tercih.
  • Alıcıya tanınan süre.
  • Sıralama seçenekleri.
  • Seçenek.
  • [#seçme Seçme hakkı].

Options ile ilgili cümleler

English: Could you tell me what my options are?
Turkish: Bana seçeneklerimin ne olduğunu söyleyebilir misin?

English: Consider your options carefully.
Turkish: Seçeneklerini dikkatli düşün.

English: Ali considered his options carefully.
Turkish: Ali seçeneklerini dikkatle düşünüp taşındı.

English: Ali weighed his options for a moment.
Turkish: Ali bir an için seçeneklerini tarttı.

English: Ali considered his options for a moment.
Turkish: Ali bir an için seçeneklerini düşündü.

Options ingilizcede ne demek, Options nerede nasıl kullanılır?

Options autoformat : Otomatik biçim seçenekleri.

Options compatibility : Seçenekler uyumluluğu.

Options exchange : Opsiyon borsası. Opsiyon ticareti borsası.

Options for current document only : Sadece şu anki belge için seçenekler. Sadece geçerli belge için seçenekler.

Options for scrolling marquee : Kayan yazı için seçenekler.

Options selected : Seçili seçenekler.

File sharing options for : Dosya paylaşma seçenekleri.

Accessibility options : Erişilebilirlik seçenekleri.

Advanced options : Gelişmiş seçenekler.

Advanced postscript options : Gelişmiş postscript seçenekleri.

 

İngilizce Options Türkçe anlamı, Options eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Options ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refusals : Geri çevirme. Ayrıcalık. Kabul etmeme. Olumsuz cevap. Iskarta. Rüçhan hakkı. Red. Ret. Almamazlık.

Right of choice : Seçimlik hakkı.

Anteriority : Üstünlük. Önde olma. Kıdem. Öncelik.

Choice : Kalburüstü. Seçilmiş kişi veya şey. Bk. yeğlenme değergesi. Elit. Kaliteli. Seçiş. Seçme. Seçim.

Ballot : Kura kağıdı. Gizli oylama. Oy pusulası. Oylama. Oy vermek. Oylama yapmak. Kura çekmek.

Alternant : Değişken.

Selection : Seçme parçalar. Ayırma. Seçmeler. Seçme şey. Ayıklama. Seleksiyon. Toplum yaşamında bireylerin ya da kümelerin, yetenek ve güçlerine uygun biçimde belirli birtakım görevlere yöneltilmesi. okuma öğretiminde üzerinde durulan konuya ya da soruna uygun okuma parçalarını seçme işi. usa uygun seçim. Seçme. Bazı organizmaların özellikle yeni oluşan karakterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamaları ile sonuçlanan doğal ya da yapay bir olay. seleksiyon.

Straddle : Her iki tarafa yakın olmak. Eline bakmadan potu iki katına çıkarmak (poker). İki arada bir derede kalmak. Apışıp kalmak. Üstünde ata binmiş gibi oturmak. Ata biner gibi üzerine oturmak. Bacaklarını iyice açıp oturmak. Düz atlayış. İki tarafı da idare etmek. Her iki tarafı desteklemek veya kucaklamak.

Option : Oy. Seçme yetkisi. İstem. Seçilen şey. Borsaya ilişkin süreli işlemlerde özen payı ödeyerek işlemden cayma ya da işleme bağlanma biçimlerinden birisini yeğleme. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme.

 

Options synonyms : derivative instrument, incentive option, naked option, incentive stock option, lock up option, covered option, sort options, sampling, predilections, freedoms, suffrage, choices, optioning, call, eligibility, volition, predilection, coloration, vote, voting, preference, dish, freedom, call option, put, fondness, derivative, action, election, casting, selections, preferences, refusal.

Options zıt anlamlı kelimeler, Options kelime anlamı

Put option : Satma opsiyonu. Satım seçme yetkisi. Satıcının teslim etme opsiyonu. Alıcısına, belirli bir tarihte veya tarihe kadar bir varlığı belirli bir fiyattan satma hakkı veren sözleşme. krş. alım seçme yetkisi. Vadesinden önce bir varlığın önceden belirlenmiş bir fiyattan satılması. Satım opsiyonu. Seçmeli vadeli satış işlemi.

Call option : Bir hisse senedini komisyon karşılığı önceden tespit edilen tarihte ve fiyattan satınalma hakkı. Emtia veya finansal kağıtları satın almak için önceden kararlaştırılmış hakkın kullanılması. Alış opsiyonu. Satin alma opsiyonu. Alım opsiyonu. Satınalma opsiyonu.

Obligatory : Borçlandırıcı. Vacip. Zorunlu. Mecburi. Gerekli. Bağlayıcı.