Put option türkçesi Put option nedir

  • Satım seçme yetkisi.
  • Vadesinden önce bir varlığın önceden belirlenmiş bir fiyattan satılması.
  • Alıcısına, belirli bir tarihte veya tarihe kadar bir varlığı belirli bir fiyattan satma hakkı veren sözleşme. krş. alım seçme yetkisi.
  • Seçmeli vadeli satış işlemi.
  • Satım opsiyonu.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Satma opsiyonu.
  • Satıcının teslim etme opsiyonu.

Put option ingilizcede ne demek, Put option nerede nasıl kullanılır?

Put : Fırlatma. Yatırma. Söylemek. Menetmek. Neşretmek. Koymak. Atfetmek. Yatırım yapmak. Para koyma. İndirmek.

Option : Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme. Seçme. İstem. Oy. Tercih. Tercih hakkı. Bekleme hakkı. Seçme yetkisi. Şık.

Put a bold face on : Zor bir durum karşısında cesaret göstermek. Korktuğu halde bozuntuya vermemek. Bozuntuya vermemek.

Put a call through : Telefon etmek.

Put a crimp in : Köstek olmak.

Put a light to : Tutuşturmak. Yakmak.

Put a stop to : Kesmek. Durdurmak. Bitirmek. Nokta koymak. Son vermek.

İngilizce Put option Türkçe anlamı, Put option eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put option ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Put option synonyms : abnormal budget, a shift in demand, a change in supply, abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a change in demand.