Put a crimp in türkçesi Put a crimp in nedir

  • Köstek olmak.

Put a crimp in ingilizcede ne demek, Put a crimp in nerede nasıl kullanılır?

Put : Koymak. İndirmek. Söylemek. Yatırım yapmak. Yatırma. Fırlatma. Neşretmek. Atış. Söndürmek. Para koyma.

A : Herhangi bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Pek iyi. En yüksek not. Atom ağırlığı.

Crimp : Durdurmak. Katlamak. Yapağı lifinin doğal dalgası. Dalgalandırmak. Engel. Asker toplamak. Dalga. Mani. Zorla askere almak.

In : Çok moda olan. Da. Halinde. Gelmiş olan. De. Mevsimi gelmiş. İçine. Olarak. İçeri. İktidardaki.

Put a bold face on : Bozuntuya vermemek. Korktuğu halde bozuntuya vermemek. Zor bir durum karşısında cesaret göstermek.

Put a call through : Telefon etmek.

Put a light to : Yakmak. Tutuşturmak.

Put about : Canını sıkmak. Rotasını tersine çevirmek. Başını çevirmek (geminin). Dönmek (gemi). Yaymak (haber veya dedikodu). (geminin) başını çevirmek. Yön değiştirmek (gemi). Yön değiştirmek. Yaymak (söylenti). Kızdırmak.

Put a stop to : Durdurmak. Kesmek. Nokta koymak. Bitirmek. Son vermek.

İngilizce Put a crimp in Türkçe anlamı, Put a crimp in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put a crimp in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shackling : Engel olmak. Kelepçelemek. Zincirleme. Zincirlemek. Zincire vurmak. Kelepçeleme. Elini kolunu bağlamak.

Shackled : Zincire vurmak. Zincirlenen. Zincirlenmiş. Elini kolunu bağlamak. Engel olmak. Kelepçelemek. Zincirlemek.

Fetter : Pranga vurmak. Elini ayağını bağlamak. Zincir vurmak. Bağlamak. Köstek. Prangaya vurmak. Zincir. Pranga. Atlarda hareketsizliği sağlamak amacıyla bukağılık bölgesine uygulanan halka biçimindeki aygıt.

Enfetters : Zincire vurmak. Zincirlemek. Engellemek. Kısıtlamak.

Enfettered : Engellemek. Zincirlemek. Kısıtlamak. Zincire vurmak.

Hinders : Alıkoymak. Tebelleş olmak. Engellemek. Sonraya kalmak. Mani olmak. Aksamak. Engel olmak. Set çekmek. Aksatmak.

Hampers : Zorluk çıkarmak. Yokuş yapmak. Olmak. Aksatmak. Kösteklemek. Güçleştirmek. Engel olmak. Engel oluşturmak. Engellemek.

Hampered : Aksatmak. Geciktirilmiş. Engel olmak. Engellemek. Zorluk çıkarmak. Engellenmiş.

Hinder : Set çekmek. Aksatmak. Aksamak. Engellemek. Engel olmak. Mani olmak. Tebelleş olmak. Sonraya kalmak. Alıkoymak.

Make waves : Sorun çıkarmak. Sorun yaratmak. Problem yaratmak.

Put a crimp in synonyms : shackle, hampering, hamper, fettering, enfetter.