Hinder türkçesi Hinder nedir

Hinder ile ilgili cümleler

English: Nothing will hinder her study.
Turkish: Hiçbir şey onun çalışmalarını yavaşlatamaz.

English: The strike hindered the national economy.
Turkish: Grev ulusal ekonomiyi aksatmıştır.

Hinder ingilizcede ne demek, Hinder nerede nasıl kullanılır?

Hinderance : Mani (hindrance olarak da yazılır). Set. Engelleme. Erteleme. Önüne geçme. Engel.

Hindered : Aksamak. Engellemek. Aksatmak. Engel olmak. Engellenmiş. Alıkoymak. Sonraya kalmak.

Hinderer : Aksatan kimse. Engelleyen kimse.

Hinderers : Aksatan kimse. Engelleyen kimse.

Hindering : Engel olmak. Engelleyici. Alıkoymak. Engellemek. Engelleme. Sonraya kalmak. Aksatmak. Aksamak.

Hind : Geride olan. Geri. Arkadaki. But. Arka. Art. Dişi geyik.

Hind leg : Arka bacak. Arka ayak.

Hinders : Engellemek. Mani olmak. Engel olmak. Alıkoymak. Aksatmak. Set çekmek. Köstek olmak. Aksamak. Sonraya kalmak. Tebelleş olmak.

Hind quarter : Dört bacaklı hayvanların arka iki bacak çifti. Arka kısım. But. Bir hayvanın arka bölümü.

Hindermost : En arkadaki. Sondaki.

İngilizce Hinder Türkçe anlamı, Hinder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Balks : İnat etmek. Önünü kesmek. Ayak diremek. Yürümemekte direnmek. Bir engel karşısında duraklamak. Kaçınmak. Duraksamak. İnatla yürümemek.

Hindering : Engelleme. Engelleyici.

Barricade : Barikat. Barikat kurmak. Mania. Geçiş engeli. Barikat yapmak. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Tabur. Siper.

Cramp : Bir grup kasın veya yalnız bir kısım veya bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli, ağrılı ve düzensiz kasılması. Kısıtlamak. Gelişimi engellemek. Mengene ile sıkıştırmak. Sınırlı tutmak. Kasınç. Tutmak. Sıkıştırmak. Sınırlandırmak.

Damming : Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Kent. Hazne. Baraj. Büğemek. Zapt etmek. Baraj yapmak. Engel.

Damming up : Bastırmak. Frenlemek. Baraj yapmak.

Occlude : Emmek. Tıkamak. Emmek (gaz). Kapatmak. Absorbe etmek. Kapatma. Adsorbe etmek. Kapamak. Kesmek. Önlemek.

Blanket : Sınırsız. Susturmak. Sarıp sarmalamak. Battaniye ile örtmek. Üretken bölge. Örtbas etmek. Battaniye. Kapsamak. Battaniyeye sarmak.

Dike : Sevici kadın. Duvar. Lezbiyen. Set yaparak korumak. Süslemek. Etrafına set çekmek. Kazmak. Hendek açmak. Set.

Hinder synonyms : stymy, halt, constrains, bar, prevent, debarred, entrammel, forbid to, shackle, hobbling, barricading, obstruct, detaining, checks, halted, blocks, baulks, interdictions, put a crimp in, build a barrier, embarrass, detains, circumvent, abducts, hobbles, dam up, disrupts, enfettered, cast a damp over, jam, obturate, hitch, have a hitch.

Hinder zıt anlamlı kelimeler, Hinder kelime anlamı

Let : Yenilen. Kiraya verilmek. Kiraya vermek. Yenile. Koyvermek. Vermek. Dürmek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Dirmek. Meydan vermek.

 

Free : Beleş. Muaf. Ücretsiz. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Erkin. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbest. Bağımsız. Parasız. Özgür.

Advantage : Avantaj. İntifa. Üstünlük sağlayan şey. İyilik. Menfaat. Fayda. İstifade. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. Üstünlük.

Hinder ingilizce tanımı, definition of Hinder

Hinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To interpose obstacles or impediments. To check. To hinder me from going. To be a hindrance. As, the hinder part of a wagon. To retard. As, an accident hindered the coach. To prevent from starting or moving forward. Drought hinders the growth of plants. To keep back or behind. To bring to a full stop. The hinder parts of a horse. To obstruct. Of or belonging to that part or end which is in the rear, or which follows. Often followed by from.