Hindering türkçesi Hindering nedir
- Alıkoymak.
- Aksatmak.
- Aksamak.
- Sonraya kalmak.
- Engelleyici.
- Engelleme.
- Engellemek.
- Engel olmak.
Hindering ingilizcede ne demek, Hindering nerede nasıl kullanılır?
Hinder : Tebelleş olmak. Aksamak. Sonraya kalmak. Mani olmak. Engellemek. Set çekmek. Köstek olmak. Alıkoymak. Engel olmak. Aksatmak.
Hinderance : Erteleme. Engelleme. Engel. Önüne geçme. Mani (hindrance olarak da yazılır). Set.
Hindered : Engellemek. Engellenmiş. Alıkoymak. Aksatmak. Sonraya kalmak. Engel olmak. Aksamak.
Hinderer : Engelleyen kimse. Aksatan kimse.
Hinderers : Aksatan kimse. Engelleyen kimse.
Hinders : Aksamak. Köstek olmak. Engel olmak. Mani olmak. Sonraya kalmak. Engellemek. Aksatmak. Alıkoymak. Tebelleş olmak. Set çekmek.
The hindenburg : Alev alan ve yere indiğinde new jersey'de (abd) imha edilen alman yapımı zeplin. Uçabilen gelmiş geçmiş en büyük uçak.
Hindermost : Sondaki. En arkadaki.
İngilizce Hindering Türkçe anlamı, Hindering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hindering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Preventative : Önleyici (hastalığın ilerlemesi vb). Bkz.preventive.
Baulks : Sürülmemiş tarla. Ayak diremek. Kaçınmak. Durdurmak. Ket. İnatla yürümemek. Duraksamak. Engel. İnat etmek.
Crackdown : Kısıtlama. Yasaklama. Sıkı önlem. Baskı.
Checks : Emanete bırakmak. Denetlemek. Gemlemek. Karelerle kaplamak. Gözden geçirmek. (kumar) fişler. Kontrol işareti koymak. Şah demek. Kılcal yüzey çatlakları.
Halt : Duraksamak. Bocalamak. Durma. Tökezlemek. Duruş. Kesmek. Durdurmak. Topallamak. Sendelemek.
Deterrent : Caydırıcı şey. Önleyici. Caydırıcı silah. Caydırıcı. Yıldırıcı. Caydıran kimse. Vazgeçiren şey.
Cast a damp over : Engel çıkarmak.
Hamper : Travay. Kösteklemek. Kapaklı sepet. Zorluk çıkarmak. Olmak. Köstek olmak. Engel oluşturmak. Yokuş yapmak.
Block : Blok. Kapamak. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Öbek. Kütle. Duvar. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak.
Hinder : Mani olmak. Köstek olmak. Tebelleş olmak. Set çekmek.
Hindering synonyms : stand over, hamstringing, blocking, abducts, disturb, delays, coaction, clogging, hampers, detention, hitch, disturbs, body checking, hobbled, hobbles, blanketed, constrain, cramp, disappointment, halted, impedient, crackdowns, hitching, disrupts, bind, preventive, obstructive, blocker, delay, hindered, constrains, debar, abduct.
Hindering zıt anlamlı kelimeler, Hindering kelime anlamı
Permissive : İzin veren. Seçmeli. Aşırı müsaadekar. Serbest. İzin verici. Her şeye açık. Müsamahakar. İsteğe bağlı. Aşırı hoşgörülü. Liberal.

Bu kısımda Hindering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hindering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hindering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hindering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.