Hindered türkçesi Hindered nedir

Hindered ile ilgili cümleler

English: The strike hindered the national economy.
Turkish: Grev ulusal ekonomiyi aksatmıştır.

Hindered ingilizcede ne demek, Hindered nerede nasıl kullanılır?

Hinderer : Aksatan kimse. Engelleyen kimse.

Hinderers : Engelleyen kimse. Aksatan kimse.

Hinder : Engellemek. Aksatmak. Köstek olmak. Tebelleş olmak. Engel olmak. Aksamak. Set çekmek. Sonraya kalmak. Alıkoymak. Mani olmak.

Hinderance : Engelleme. Önüne geçme. Set. Engel. Erteleme. Mani (hindrance olarak da yazılır).

Hindering : Engelleme. Sonraya kalmak. Aksatmak. Aksamak. Engelleyici. Engel olmak. Engellemek. Alıkoymak.

The hindenburg : Alev alan ve yere indiğinde new jersey'de (abd) imha edilen alman yapımı zeplin. Uçabilen gelmiş geçmiş en büyük uçak.

Hind leg : Arka ayak. Arka bacak.

Hinders : Köstek olmak. Alıkoymak. Aksatmak. Engel olmak. Tebelleş olmak. Sonraya kalmak. Engellemek. Mani olmak. Set çekmek. Aksamak.

Drop a hind : İmada bulunmak.

Hind : Geride olan. Art. Geri. Dişi geyik. But. Arka. Arkadaki.

İngilizce Hindered Türkçe anlamı, Hindered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hindered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Balks : İnat etmek. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Yürümemekte direnmek. Önünü kesmek. Bir engel karşısında duraklamak. Duraksamak. Kaçınmak.

Hobbled : Topallama. Aksayarak yürümek. Topallamak. Köstek vurmak. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Topal etmek. Kösteklemek. Duraksamak.

Debar : Mahrum bırakmak. Menetmek. Yasaklamak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak.

Baulks : Engel. Ket. Durdurmak. Kaçınmak. Ayak diremek. İnatla yürümemek. İnat etmek. Sürülmemiş tarla. Duraksamak.

Halt : Kesmek. Duruş. Tereddüd etmek. Durma. Durdurmak. Topallamak. Tereddüt etmek. Duraksamak.

Binds : Tutturmak. Bağlamak. Tutmak. Sarmak. Ciltlemek. Usandırmak. Donmak (beton). Sargılamak.

Bind : Takyit etmek. Yasal olarak bağlamak. Yarayı sarmak. Usandırmak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Raptetmek. Sarmak (çimento) tutmak. Sargılamak. Tutturmak. Yasa gücü ile zorunlu kılmak.

Abduct : Çekme. Kız kaçırmak. Tebit etmek. Zorla kaçırmak. Uğrulamak. Kaçırmak (birini). Adam kaçırmak. Dağa kaldırmak. Birini zorla kaçırmak. (kas) dışarı çekmek.

Hampering : Zorluk çıkarmak. Engelleyen. Engelleyici. Köstek olmak.

Knacked : Bozuk. Yorgun. Bitap düşmüş.

Hindered synonyms : 100, abducts, hobbling, hobble, averts, handicapped, detaining, blanketed, deters, thwarted, circumvent, knackered, baffles, delays, so, hinders, blocks, inhibited, detains, avoid, abducting, disrupt, baffle, deterred, block, constrain, hindering, frustrated, delay, bar, limp, disrupts, hamper.

Hindered zıt anlamlı kelimeler, Hindered kelime anlamı

Ordinal : Sıra sayı gösterimi 1. Sırasal. Sıra. Derece gösteren. 2. Sıra sayısı. Takıma ait (biyoloji terimi). Takıma ait. Sıra belirten. Sıra gösteren.

 

Let : Müsaade etmek. Kiraya vermek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Yenilen. Koyvermek. Vermek. Ses çıkarmamak. Meydan vermek. Yenile. Dürmek.

Free : Erkin. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Özgür. Bağımsız. Serbest. Serbestçe. Bedava. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Parasız. Ücretsiz.