Halt nedir, Halt ne demek

Halt; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma
  • Uygun olmayan, beğenilmeyen şey.
  • Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.

"Halt" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Zehri şurupla, daha bilmem ne haltla karıştırıp yudum yudum içmek, pis şey, iğrenç şey." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: helt]

Halt anlamı, kısaca tanımı:

Halt etmek : Uygunsuz bir söz söylemek, uygunsuz davranmak, uygunsuz bir iş yapmak.

Halt karıştırmak : Halt etmek.

Halt yemek : Halt etmek.

Halter : Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.

Halterci : Halter sporu yapan kimse.

Haltercilik : Haltercinin yaptığı iş.

Karıştırma : Karıştırmak işi.

Uygunsuz : Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan. Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip.

Söyleme : Söylemek işi.

Yapma : Yapmacık, sahici karşıtı. Yapmak işi. Yapay.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Beğenilme : Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Halt halt gelmek : Nereye bastığını bilmeden kuvvetli adımlarla koşmak.

 

Halta : Kıravat. Geniş, bol. Şalvar. Çarık ya da ayakkabı yamalığı. Köpek tasması.

Haltağaç : Her işe karışan, boşboğaz.

Haltak : Geniş, bol.

Haltan : Çarık ya da ayakkabı yamalığı. Güzel: Amcamın çocuğu çok haltan. Kabak, patates, hıyar ve fasulye tohumu ekmek için açılan çukur.

Halti : teyze

Haltiya : teyze

Haltuk : Buzağı yularının ucundaki, boyuna takılan halka.

Halt ile ilgili Cümleler

  • Ne haltlar dönüyor burada?
  • Ne halt edeceğiz?
  • Bir halterciye benzemiyorsun.
  • Benim odamda ne halt ediyorsun?
  • Ali bir halterciye benzemiyor.
  • Tom! Ne halt ediyorsun?
  • Ali bir halterci gibi görünüyordu.

Diğer dillerde Halt anlamı nedir?

İngilizce'de Halt ne demek? : n. temporary stop, standstill; break or pause in a march or journey

v. stop, pause; cause to stop; hesitate, be uncertain

adj. crippled, lame (Archaic)

Almanca'da Halt : n. Mengsel, Gemisch

Rusça'da Halt : n. смесь (F), вздор (M), оплошность (F)