Agglomerations türkçesi Agglomerations nedir

Agglomerations ingilizcede ne demek, Agglomerations nerede nasıl kullanılır?

Agglomeration economies : Firmaların birbirlerine yakın yerlerde etkinlikte bulunmaları nedeniyle ulaşım, iletişim, altyapı kolaylıklarına bağlı olarak elde ettikleri dışsal tasarruflar. Kümelenme ekonomileri.

Multi centered agglomeration : Çoközekli kent. Teközekli kentten ya da tek bir büyük kentsel yerleşmeden ayn olarak, genişçe bir alana yayılmakla birlikte, ayrı ayrı özekçlıkler çevresinde gelişen ve birbirine bağlı yerleşim kümelerinden oluşan bir kent.

The dan agglomeration : Dan yığını. Tel aviv ve civarını içeren şehirsel alan.

Urban agglomeration : Nüfusun, tecim, işleyim, ekin. dinlenme ve eğlenme etkinliklerinin, bunların gerekli kıldığı yapıların, donanımların ve kolaylıkların kentlerde toplanması süreci. bu sürecin ortaya çıkardığı, kırsal niteliklerini yitirmiş yerleşme yeri. Kentsel yığılma. Ana kentle, ondan belli uzaklıkta kurulmuş öteki uydu kentlerin bir arada oluşturdukları yoğun nüfuslu yerleşmelerin tümü.

Agglomeration : Yığılma. Küme. Yığma. Yığışım. Yerleşim yeri. Bir araya toplama. Halter. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Toplanma.

 

Agglomerates : Yığmak. Yığma. Toplama. Yığılmak. Toplamak. Yığışma. Bir araya toplamak. Toplanmak. Bir araya getirmek.

Agglomerating : Toplamak. Bir araya getirmek. Yığılmak. Yığmak. Toplanmak.

Agglomerated coffee : Hazır granül kahve. Aglomera edilmiş kahve.

Agglomerative : Aglomeratif. Kümelenmiş. Büzgülü. Toplayıcı. Yığınsal. Toplu.

Agglomerated : Toplamak. Yığmak. Bir araya getirmek. Toplanmış. Yığılmak. Yığılmış. Toplanmak.

İngilizce Agglomerations Türkçe anlamı, Agglomerations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agglomerations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Masonry : Taşcılık. Taş yontmacılığı. Farmasonluk. Taş. Duvarcılık. Taşçılık. Duvarcı işi. Masonluk.

Chunk : Külçe. İri parça. Kalın parça. Kocaman parça. Tıknaz. Kalın bir parça. Bodur ama güçlü hayvan. Tıknaz ve güçlü adam. Büyük miktar.

Bulks : Yük. Kütle. Hacim. Genişlemek. Çoğunluk. Cüsse. Büyütmek. Toplu. Esas kısmı.

Dumb : Dilsiz. Suskun. Eksik. Sözsüz. Dili tutulmuş. Dilini yutmuş. Aptal. Sessiz. Kalın kafalı.

Collecting : Derleme. Devşirici. Koleksiyonculuk. Cemi. Para toplama. Devşirme. Derme. Toplayıcı. Tahsil.

Bodying : Gövde. Beden. Hacim. Vücut. Cüsse. Miktar. Yoğunluk. Esas. Ceset.

Amounting to : Eş değerde olmak. Miktarındaki. Tutan. Toplamak.

Clumps : Ayak patırtısı. Kümelemek. Yığmak. Tok ses. Yumruklamak. Ağır ağır atılan adımların sesi. Sert adım sesi. Ayakkabı pençesi (kalın).

 

Aggregation : Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Kümelenme. Birleştirme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Birikim. Bir araya gelme. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması.

Budget : Bütçeye uygun. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi. Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge. Ödeneklik. Bütçe ayarlamak. Bütçelendirmek. Bütçede yer alan para miktarı. Mali program. Stok. Bütçeye koymak.

Agglomerations synonyms : linkups, batch, agglomerate, clustering, assemblage, masonries, aggregating, dumbbells, amassment, clusters, agglutinations, accumulations, nexus, clod, bees, bunching, chunking, buckling, clamp, glob, ball, concentrations, condensation, aggregate, coacervation, barbell, junctions, bulk, addition, agglomeration, condensations, casting up, weightlifting.