Bulks türkçesi Bulks nedir

Bulks ingilizcede ne demek, Bulks nerede nasıl kullanılır?

Bulk buying : Bir seferde çok fazla miktarda satın alma faaliyeti. Toptan alışveriş. Toptan alım.

Bulk cargo : Ambalajsız mal. Yığın biçimde taşınan yük. Yığın halinde yük. Tek maldan oluşan kargo. Dökme yük. Ambalajlanmadan taşınan. Gümrük, ekonomi alanlarında kullanılır. Sandıklama, sarmalama yapılmaksızın gelişigüzel taşıtlara konularak getirilen, götürülen her tür mal. Havaleli mal. Gümrüğe sarmalaçsız gelen mal.

Bulk carrier : Çok miktarda kuru yük (tahıl, şeker, kömür vb. gibi) taşıyan tek güverteli gemi. Tarifesiz servislerde kullanılan dökme mal taşıyan büyük gemiler. Mavna. Dökme yük gemisi. Kuru yük gemisi. Dökme mal taşıyan gemi.

Bulk cement : Dökme çimento.

Bulk concentrate : Bileşik özüt.

Bulk control plane : Yapı denetleme düzlemi. Yapıların yeterli ışık almalarını, birbirlerinin ışığını kesmemelerini sağlamak amacıyla, aralarındaki açıklığın yeter genişlikte olmasını sağlayan varsayımsal düzlem.

Bulk data : Yığınsal veri.

Bulk data transmission : Toplu veri iletimi. Yığınsal veri iletimi.

 

Bulk delay : Yığınsal gecikme. Toplu gecikme.

Bulk cost : Ambalajsız maliyet. Ambalajsız değer.

İngilizce Bulks Türkçe anlamı, Bulks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gears : Teçhizat. Çalışma. Alet edevat. Vites. Takım. Gemi takımları. Koşum takımı. Dişli. Pılı pırtı.

Augments : Artmak. Çoğaltmak. Arttırmak. Sayısını arttırmak. Çoğalmak. Uzamak. Artırmak. Uzatmak.

Aggrandizing : Artırmak. Abartmak. Çoğaltmak. Yüceltmek.

Accrete : Birleşmek. Birleşmiş. Eklenip büyümek. Katılımlarla büyümek. Artmak. Eklemek. Yapışmak. Ekli.

Ease up : Baskıyı azaltmak. Gevşemek. Yoğunluğu azaltmak. Yumuşatmak. Bir kimseye yer sağlamak için kaymak. Hafiflemek. Yol vermek. Daha az yoğun olmak. Yoğunluğu indirmek.

Budgets : Stok. Mali program. Bütçe.

Lengths : Uzunluk. Süre.

Accrues : Payına düşmek. Çoğalmak. Tahakkuk etmek. Ziyadeleşmek. Eklenmek. Tahakkuk ettirmek. Gerçekleşmek. Artmak. Birikmek.

Preponderance : Hakim olma. Kanıt üstünlüğü. Sayı ve kuvvet üstünlüğü. Üstünlük. Sayıca fazlalık. Ağır basma. Preponderans. Baskınlık.

Height : Doruk. Pozisyon. Yükselti. Yükseklik. İrtifa. En üst derece. Tepe. En yüksek nokta. Zirve. Dağ.

Bulks synonyms : the crowd, furnishing, cargo, feck, mattering, bag, bilge, appointments, gear, be important, accruing, adorn, the many, broadens, bulk, build up, bona, fardel, bulked, blows, burthens, concerted, mattered, be a father to, lineage, assembling, bring up, branch out, gauges, agglomerations, cargos, pluralities, dilate.

 

Bulks zıt anlamlı kelimeler, Bulks kelime anlamı

Minority : Hukuk, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Gayrireşitlik. Azınlık. Ekalliyet. Ergin olmama. Yetişkin olmama. Azınlık oyu. Reşit olmama. Azlık.

Minor : Önemsiz. Küçük. Minor. İlk notadan itibaren sırasıyla 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım ve 2 tam aralıklardan oluşan ses dizisi. Reşit olmayan kimse. Ufak tefek. Daha az. Küçümen. İkincil. Ufak.

Small : Ufacık. Küçük. Az. Mütevazi. Fakir. Önemsiz. Sıradan. Arka. Küçük küçük. Hafif.

Bulks antonyms : little.