Hampering türkçesi Hampering nedir

Hampering ingilizcede ne demek, Hampering nerede nasıl kullanılır?

Christmas hamper : Noel hediye sepeti.

Hamper : Engellemek. Kapaklı sepet. Olmak. Aksatmak. Köstek olmak. Kösteklemek. At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Zorluk çıkarmak. Güçleştirmek.

Hampered : Engel olmak. Engellemek. Engellenmiş. Köstek olmak. Aksatmak. Geciktirilmiş. Zorluk çıkarmak.

Hamperer : Önleyici. Engelleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne.

Hamperers : Önleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne. Engelleyici.

Champertous : (hukuk) champerty (başkasına ait dava hakkının satın alınması) ile alakalı.

Champers : (gayrı resmi ingiliz kullanımı) şampanya. Köpüklü beyaz şarap.

Champerty : Başkasına ait dava hakkının satın alınması. İlgisinin bulunmadığı bir davada taraflardan birine yardım etme. Başkasın ait dava hakkının satın alınması.

Champed : Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Isırmak. Gevelemek. Hart hurt yemek. Şampiyon. Çiğnemek. Hapur hupur çiğnemek.

Hampers : Kösteklemek. Engellemek. Aksatmak. Köstek olmak. Olmak. Engel oluşturmak. Engel olmak. Zorluk çıkarmak. Yokuş yapmak. Güçleştirmek.

 

İngilizce Hampering Türkçe anlamı, Hampering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hampering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change : Değiştirmek. Para bütünlemek. Bozdurmak. Değiş tokuş etmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Dönüşmek. Üzerini değişmek. Haline gelmek. Değişmek. Değişim.

Hamstrings : Baltalamak. Dirsek kirişi. Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Topal etmek. Kösteklemek. Sakatlamak. Dizardı kirişi. Diz arkasındaki kiriş. Topuk kirişini keserek sakatlamak.

Treat : Bahsetmek. Kullanılır duruma getirmek. Davranmak. İşlemek (konuyu). Ele almak. İkram. Zevk. Yeniden düzenlemek. Ismarlama.

Narrow : Çekmek. Kısmak. Sınırlı. Parasızlık. Dar geçit. Daraltmak. Az. Ensizleşmek. Daralmak. Cüzi.

Juncture : Bağlantı. Dikiş yeri. Birleşme yeri. Birleşme. Mafsal. Bitişme. Birleştirme. Önemli an. Nazik durum. Aralık.

Preventing : Menetmek. Önüne geçmek. Önden gitmek. Yol göstermek. Önlemek. Önleyen.

Enfettered : Zincirlemek. Kısıtlamak. Zincire vurmak.

Wonder : Düşünmek. Merak. Harika. Merak etmek (anlamayı istemek). Mucize. Merak etmek. Şaşmak. Şüphe etmek. Dahi. Hayret etmek.

Instance : Aşama. Kere. İstek. Olay. Misal. Kerte. Örnek. Durum. Rica. Dava.

Hindering : Aksamak. Sonraya kalmak. Alıkoymak. Engelleme.

Hampering synonyms : computer error, recurrent event, occurrent, periodic event, miracle, experience, hindered, modification, averts, motion, skirters, make waves, flare up, frustrative, occasion, manna from heaven, finish, narrowing, make it warm for somebody, hampers, news event, irruption, hamstrung, burst, avoider, skirter, deterrents, baulked, outbreak, eventuality, contingence, avalanche, concomitant.

 

Hampering zıt anlamlı kelimeler, Hampering kelime anlamı

Success : Sonuç. Başarılı kimse. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Muvaffakiyet. Başarı. Başarılı olan kimse. Başarım. Başarılmış iş. Başarma. Sükse.

Disappearance : Gözden kaybolma. Gözden kayboluş. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kayboluş. Yitiklik. Ses düşmesi. Alıcının saptadığı bir konunun, alıcı durdurulup görüş alanından çıkarılarak çevirime devam edildiği durumlarda bu konunun birdenbire ortadan yitmiş görünmesine dayanan sinema hilesi. Gaiplik. Ortadan kalkma. Yitim.

Appearance : Kılık. Dışyüz. Zuhur. Görünüm. Belirme. Ortaya çıkma. Şemail. Göze görünme. Dış görünüş. Olay.

Hampering antonyms : ending, failure, beginning, wide.