Treat türkçesi Treat nedir

  • İkram.
  • Ele almak.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Zevk.
  • Davranmak.
  • Bahsetmek.
  • Otalamak.
  • Otamak.
  • Ismarlama.
  • Kullanılır duruma getirmek.
  • Bir oyun üzerinde yeniden çalışmak.
  • İşlemek (konuyu).
  • Muamele etmek.
  • İşlemek.
  • Zevk veren şey.
  • Tedavi etmek.
  • Ziyafet.
  • Yeniden düzenlemek.

Treat ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't know how to treat his employees properly.
Turkish: Ali çalışanlarına düzgün bir şekilde nasıl davranacağını bilmiyor.

English: Acupuncture is often used to treat pain.
Turkish: Akupunktur genellikle ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.

English: Ali told me to treat others with respect.
Turkish: Ali bana başkalarına karşı saygılı davranmamı söyledi.

English: Ali wanted to find a doctor who would treat his gunshot wound without reporting it to the police.
Turkish: Ali polise bildirmeden onun silah yarasını tedavi edecek bir doktor bulmak istiyordu.

English: Ali didn't treat Mary right.
Turkish: Ali Mary'ye doğru davranmadı.

Treat ingilizcede ne demek, Treat nerede nasıl kullanılır?

Treat as : Saymak. Olarak görmek.

Treat consecutive delimiters as one : Ardışık ayraçları tek olarak düşün.

Treat differently : Fark gözetmek.

Treat fairly : Adil davranmak. İyi davranmak.

Treat harsly : Sert davranmak.

Treat somebody to something : Ismarlamak.

 

Treat rough : Terbiyesizce davranmak. Saygısızca davranmak. Kaba davranmak. Kötü davranmak.

Treat of : - üzerinde konuşmak. Bahsetmek. - tartışmak. Söz etmek. - işlemek.

Treat something as a joke : İşi şakaya vurmak. Şaka olarak almak.

Treat manually : Elle tedavi etmek.

İngilizce Treat Türkçe anlamı, Treat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wrong : Gadretmek. Uygunsuz. Bozuk. Günah. Kötü. Ahlakdışı. Kemlik. Yanlış. Kanuna aykırı fiil. Hata.

Banquets : Banket. Şölen. Resmi ziyafet. Yemek vermek. Yemeğe katılmak. Resmi yemek. Ziyafete katılmak. Ziyafet vermek.

Coddle : Nazlı alıştırmak. Ağır ateşte kaynatmak. Şımartmak. Özenle bakmak. Kaynatmak. Üstüne düşmek. Çok üstüne düşmek. Hafif ateşte kaynatmak. Üzerine titremek. Üstüne titremek.

Adverted : Zikretmek. Dokundurmak. İlan. Değinmek. İma. Reklam.

Deal with : Ticaret yapmak. Baş etmek. İdare etmek. Halletmek. -e değinmek. İş yapmak. Ticaretini yapmak. Alışveriş yapmak. -i idare etmek. Gerekeni yapıp üstesinden gelmek.

Cultivates : Gayret etmek. Dostluğunu kazanmak. Ekmek. Kazanmaya çalışmak. Beslemek. Toprağı işlemek. İlerletmek. Geliştirmek. Tarlayı sürmek.

Bear upon : Ateş etmek. Üstüne basmak. Bağlantısı olmak. Etkisi olmak. İlgisi olmak. İle ilgisi olmak. Topa tutmak. İle ilgili olmak. İlgilendirmek. Bağıntılamak.

Bromate : Bromate'ye (bromik asit tuzu) dönüşmek. Bromik asit tuzu. Bromata dönüştürmek. Bromt. Bromat.

Allegory : Dokundurma. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Kinaye. Alegori. Yerine. Orunlama.

 

Dealt : Vurmak. Uğraşmak. Meşgul olmak. İş yapmak. Uyuşturucu işi yapmak. İlgilenmek. Dağıtmak. Kağıt dağıtmak. Alışveriş etmek.

Treat synonyms : rough house, agenise, oxygenise, agenize, ride roughshod, fluoridise, skimp over, do well by, bituminise, bemock, run roughshod, indulge, mercerize, rearrange, gratification, farmed, beanfeast, discourse, absurd theatre, delightfulness, mock, bituminize, approached, comport oneself, nitrogenize, touch, acting manager, gratifications, fumigate, air condition, acted, discusses, commits.

Treat zıt anlamlı kelimeler, Treat kelime anlamı

Right : Hak. Sağda. Derleyip toplamak. Cidden. Haklı. Düzgün. Haklı çıkarmak. Doğrulmak. Sağ. Doğrudan doğruya.

Treat ingilizce tanımı, definition of Treat

Treat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To handle a subject in writing or speaking. To handle. To use. To discourse. A conference. To bear one`s self toward. A parley. To treat children kindly. To make discussion. As, Cicero treats of old age and of duties. To manage. Usually with of. As, to treat prisoners cruelly.