Ziyafet nedir, Ziyafet ne demek

Ziyafet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Eğlenmek veya bir olayı kutlamak amacıyla birçok kimsenin bir araya gelerek yedikleri yemek, şölen, toy (II)

"Ziyafet" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Padişahın bu ziyafetlere bazen cesim saltanat kayıkları ile de geldiği olurdu." - A. H. Çelebi

Ziyafet isminin anlamı, Ziyafet ne demek:

Kız ismi olarak; Yemekli toplantı.

Ziyafet anlamı, tanımı:

Şölen : Belli bir amaçla düzenlenen eğlence. Ziyafet. Sanat gösterisi. Din töreni niteliğinde yemek toplantısı.

Ziyafet çekmek : Konukları yemekli ağırlamak.

Eşeğin ölümü köpeğe ziyafettir : "bir kişinin uğradığı zarar kimi zaman bir başkası için çıkar kaynağı olur" anlamında kullanılan bir söz.

Kılık kıyafet köpeklere ziyafet : Giyinişi ve görünüşü kötü ve tiksindirici olanlar için söylenen bir söz.

Eğlenmek : Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Oyalanmak. Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Kutlamak : Önemli bir olayın gerçekleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla tören yapmak, tesit etmek. Mutlu bir olaya sevinildiğini söz, yazı veya armağanla anlatmak, tebrik etmek.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yemek : Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Başkasının parasını harcamak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Isırmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Kandırmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.

Ziyafet çekmek : konukları yemekli ağırlamak. İlgili cümle: "“O gece telgrafçı, gümrükçü, liman çavuşu, müdür beye bir ziyafet vermek istemişlerdi.”" M. Ş. Esendal.

Ziyafet ile ilgili Cümleler

  • Ali ziyafet için Mary'nin yeni bir elbise almasını istedi.
  • Bana bir ziyafet için giyebileceğim bir şey göster.
  • Onlar bir kutlama ziyafeti düzenledi.
  • Ve ziyafet ustası şaraba dönüştürülen suyu test etti.
  • Ziyafete tüm hızıyla devam edildi.
  • Ali ziyafete katılamadı.
  • Bu gece ziyafette takmak için bir kolye ödünç aldım.
  • Sen benim gözlerim için bir ziyafetsin.

Diğer dillerde Ziyafet anlamı nedir?

İngilizce'de Ziyafet ne demek? : n. banquet, beanfeast, beano, dinner, dinner party, entertainment, feast, junket, spread, treat

Fransızca'da Ziyafet : banquet [le], bombance [la], dîner [le], gueuleton [le], régal [le]

Almanca'da Ziyafet : n. Bankett, Gelage, Schmaus

Rusça'da Ziyafet : n. угощение (N), пиршество (N), трапеза (F), банкет (M)