Bear upon türkçesi Bear upon nedir

  • İle ilgili olmak.
  • İle ilgisi olmak.
  • İlgilendirmek.
  • Ateş etmek.
  • Üstüne basmak.
  • Bağıntılamak.
  • Topa tutmak.
  • Bağlantısı olmak.
  • İlgisi olmak.
  • Etkisi olmak.

Bear upon ingilizcede ne demek, Bear upon nerede nasıl kullanılır?

Bear : Kin gütmek. Ayı. (birine bir duygu) beslemek. Sineye çekmek. Dönmek. Ürün vermek. Vermek. Dişini sıkmak. Beslemek. Çekmek.

Upon : Üzerine. Üzerinde. Göre. İle. Üstünde.

Bear a grudge : Düşmanlık beslemek. Kin gütmek. Kan gütmek. Kin beslemek.

Bear a grudge against : -e karşı kan gütmek. Kuyruk acısı olmak. İle düşmanlığı olmak. -e karşı düşmanlık beslemek. Kin duymak. Kin beslemek. -e karşı kin beslemek.

Bear a hand : Yardım etmek. Yardım eli uzatmak.

Bear a load : Yük taşımak. Ağır yükü olmak. Ağır bir yük taşımak.

İngilizce Bear upon Türkçe anlamı, Bear upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bear upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effect : Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Sonuçlandırmak. Bulgu sonucu. Meydana getirmek. Tesir. Sonuca vardırmak. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden. Fizik, gitar, kimya, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Effecting : Tesir etme. Etkileme. Sonuca vardırmak. Sonuç verme. Ulaşmak. Üretme. Gerçekleştirmek. Yerine getirme. Etki etmek.

Strikeover : Çıkartmak. Üstüne yazma.

Bombarded : Yağmuruna tutmak. Soru yağmuruna tutmak. Üzerine varmak. Sıkıştırmak. Bombardıman etmek. Bombardıman yapmak. Gülle yağdırmak. Bombalamak. Dövmek.

Be up to : Düşmek (karar birine). Üstesinden gelebilmek. Yapabilmek. Karışmış olmak. Bilmek. Karar (birine) kalmış olmak. Bağlı olmak (birine). İş çevirmek. Sorumluluğunda olmak.

Guns : Avlamak. Vurmak. Tam gaz vermek (otomobil).

Carry weight with : Önemi olmak. Önem taşımak.

Bombards : Yağmuruna tutmak. Gülle yağdırmak. Bombardıman etmek. Sıkıştırmak. Dövmek. Bombardıman yapmak. Soru yağmuruna tutmak. Bombalamak. Üzerine varmak.

Revolve around : Yörüngesinde dönmek. Çevirmek. Hakkında olmak. Merkezlenmek. Döndürmek (etrafında). Çevresinde oluşmak. Çevresinde dönmek. Etrafında dönmek.

Overprinted : Üstüne yazma. Üstüne yeniden basmak. Çok koyu basmak (fotoğrafçılık terim). Fazla basmak. Üst baskı. Üzerine yeniden basmak. Üstüne bastırma. Renkleri üst üste yazdır. İlave bilgiler basmak.

Bear upon synonyms : hailed, relate to, have a liking for somebody, be associated with, be effective, overprint, loosed, cannonading, overstrike, pound, hail, emphasizes, gun, emphasize, do with, be solicitous for, have something to do with, osculates, emphasise, apply, bombard, tread on, loosing, discharges, be related to, be involved, concern, discharging, interest, hit the nail on the head, osculated, discharge, let fly at somebody.