Bear a hand türkçesi Bear a hand nedir

  • Yardım eli uzatmak.
  • Yardım etmek.

Bear a hand ingilizcede ne demek, Bear a hand nerede nasıl kullanılır?

Bear : Çekmek. Ürün vermek. Beslemek. Bulundurmak. Değmek. Doğurmak. Vurguncu. Üzerinde bulunmak. Duymak (sevgi). Getirmek.

A : Pek iyi. Atom ağırlığı. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). Bir. Amperin simgesi.

Hand : Ehil. Hand. (elden ele) vermek. Vermek. Elle vermek. El vermek. Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. El. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi. Yardım etmek.

Bear a grudge : Kan gütmek. Düşmanlık beslemek. Kin gütmek. Kin beslemek.

Bear a grudge against : Kuyruk acısı olmak. İle düşmanlığı olmak. -e karşı düşmanlık beslemek. Kin beslemek. -e karşı kan gütmek. -e karşı kin beslemek. Kin duymak.

Can you give me a hand : Yardımcı olur musunuz.

Bear a loss : Zarara katlanmak. Zarara tahammül etmek.

Bear away : Taşımak. Sallanmak (gemi). Götürmek. Yönünü değiştirmek.

Bear a load : Yük taşımak. Ağır bir yük taşımak. Ağır yükü olmak.

Bear arms : Asker olmak. Silah altında olmak. Silah taşımak. Askerlik yapmak. Silahlanmak.

İngilizce Bear a hand Türkçe anlamı, Bear a hand eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bear a hand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assist : Sayı yaptırma. Asiste etmek. Asistanlık yapmak. Hazır bulunmak. Yardımcı olmak. Muavenet. Desteklemek. İmdat.

Assists : Yardımcı olmak. Asiste etmek. Sayı yaptırma. İmdat. Muavenet. Desteklemek. Hazır bulunmak. Asistanlık yapmak.

Assisting : Yardımcı olmak. Asistanlık etme. Desteklemek. Hazır bulunmak.

Abets : Suç ortaklığı yapmak. Yardımda bulunmak. Kışkırtmak. Yoldan çıkarmak. Suça katılmak. Yardakçılık etmek. Tahrik etmek. Özendirmek (suç). Cesaret vermek.

Befriend : Arkadaşlık etmek. Elinden tutmak. Dostça davranmak. Arkadaşça davranmak. Arkadaş olmak.

Aid : İane. Yardım. Yardımcı olmak. Yardımcı. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. İnfak. El uzatmak. Yardim etmek.

Assist at : Hazır bulunmak. Yer almak. Yardım etme. Katılmak.

Bear somebody out : Haklı göstermek. Desteklemek.

Extends : Büyümek. Genişletmek. Vermek. Genişlemek. Uzamak. Uzatmak. Devam ettirmek. Yaymak. Avcı hattına yayılmak.

Bear a hand synonyms : lend a helping hand, bear up, aiding, bear out, be of use, befriended, lend a hand, extend, abet, afford assistance.