İlgilendirmek nedir, İlgilendirmek ne demek
"İlgilendirmek" ile ilgili cümle
- "Oralı mıdır, değil midir, beni zerre kadar ilgilendirmez." - S. F. Abasıyanık
- "İşçileri ilgilendiren bir karar."
İlgilendirmek anlamı, kısaca tanımı:
İlgilendirme : İlgilendirmek işi, alakalandırma.
Çekmek : Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Döşemek. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Yürütmek, sürmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Yol, ay sürmek. Kaçan ilmeği örmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Taşıma gücü olmak. Herhangi bir engel kurmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Tartıda ağırlığı olmak. İçki içmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. İmbik yardımı ile elde etmek. Herhangi bir anlama almak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Daralıp kısalmak. Germek. Yollamak. Örtmek, giymek. Atmak, vurmak. İçine almak, emmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Boya, badana vb. sürmek. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Hoşa gitmek, sarmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Asmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak.
Vermek : Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Yaymak. Tespit etmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Doğurmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir duruma yol açmak. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Dayamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Kazandırmak, katmak. Bırakmak veya bağışlamak. Sahip olmasını sağlamak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Satmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Ondan bilmek, atfetmek.
Kılmak : Etmek, yapmak.
İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.
Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.
Bulmak : Sağlamak, temin etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Seçmek. Cezaya uğramak. Hatırlamak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. Bir şeyi elde etmek. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek.
Önem : Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.
Bir : Beraber. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Sadece. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.
Olmak : Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Geçmek, tamamlanmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Uymak, tam gelmek. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Sürdürmek, yürütmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bulunmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Yitirmek, elinden kaçırmak.
Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.
Diğer dillerde İlgilendirmek anlamı nedir?
İngilizce'de İlgilendirmek ne demek? : v. concern, bear on, bear upon, interest
Fransızca'da İlgilendirmek : intéresser, attacher, concerner, regarder, toucher, valoir pour
Almanca'da İlgilendirmek : v. anbelangen, anbetreffen, berühren, betreffen, interessieren, kümmern: sich kümmern, tangieren
Rusça'da İlgilendirmek : v. интересовать, заинтересовать


Bu kısımda İlgilendirmek nedir? İlgilendirmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İlgilendirmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İlgilendirmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.