Coddle türkçesi Coddle nedir
- Şımartmak.
- Kaynatmak.
- Çok üstüne düşmek.
- Üstüne düşmek.
- Üzerine titremek.
- Ağır ateşte kaynatmak.
- Özenle bakmak.
- Hafif ateşte kaynatmak.
- Üstüne titremek.
- Hafif ateşte pişirmek.
- Nazlı alıştırmak.
Coddle ile ilgili cümleler
English: Ali was a sickly child and was mollycoddled by his parents.
Turkish: Ali hastalıklı bir çocuktu ve ana babası tarafından şımartılmıştı.
English: You shouldn't coddle her so much. She needs to learn to be independent.
Turkish: Onun o kadar üzerinde titrememelisin. O bağımsız olmayı öğrenmeli.
Coddle ingilizcede ne demek, Coddle nerede nasıl kullanılır?
Coddled : Pohpohlanmış. Aşırı şımartılmış (çocuk). Özenle bakmak. Şımartmak. Nazlı alıştırmak. Bir dediği iki edilmeyen. Kaynatmak. Gül bebek. Üzerine titremek. Hafif ateşte pişirmek.
Coddled egg : Haşlanmış yumurta.
Coddler : Sıcak su içerisinde yavaşça yemek hazırlayan kimse. Kaynatıcı.
Coddlers : Kaynatıcı. Sıcak su içerisinde yavaşça yemek hazırlayan kimse.
Coddles : Kaynatmak. Hafif ateşte kaynatmak. Üstüne titremek. Hafif ateşte pişirmek. Üstüne düşmek. Ağır ateşte kaynatmak. Çok üstüne düşmek. Özenle bakmak. Nazlı alıştırmak. Üzerine titremek.
Mollycoddled : Nazenin. Üstüne titremek.
Cape cod : Massachusetts'te (abd) bulunan bir yarımada. Cod burnu.
Cod liver oil : Balıkyağı. Balık yağı.
Codding : Sazanlamak. Dalga geçmek. Mezgitgiller. Morina balığı. Ödemeli. Morina balığ. Morina. Morina (balığı). Teslimatta ödemeli. İşletmek.
Alaska cod : Alaska morinası.
İngilizce Coddle Türkçe anlamı, Coddle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coddle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cosher : El bebek gül bebek büyütmek.
Handle : Dokunmak. Eğitmek. Ele gelmek. Sıkıştırma kolu. Kullanmak. İşlemek. Eline almak. Kulp. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. Ellemek.
Spoil : Batırmak. Çalınmış mal. Avanta. Mahvetmek. Yağma. Bozulmak. Heba etmek. Berbat etmek. Yağma malı.
Gossiped : Laf yetiştirmek. Dedikodu yapmak. Kov. Dedikodu. Gevezelik. Dedikodu etmek. Çene çalmak. Gevezelik etmek. Söz.
Cherishes : Sevgi ile muamele etmek. Aziz tutmak. Şefkat göstermek. Değer vermek. Bağrına basmak. Kuşsütü ile beslemek. Sevgiyle anmak. Değerli tutmak. Yaşatmak (kalbinde).
Gossip : Kov. Laf yetiştirmek. Gevezelik. Gevezelik etmek. Dedikodu yapmak. Dedikodu. Söz. Dedikoducu kimse.
Baby : Hayvan yavrusu. Bala. Çocuk. Bebeksi. Bebek. Küçük. Bebek muamelesi yapmak. Aşırı bir özenle bakmak.
Pamper : Kuşsütü ile beslemek. Bir dediğini iki etmemek. Üzerine çok düşmek. Yüz vermek. -in ihtiyaçlarını karşılarken aşırıya kaçmak. Pohpohlamak.
Gossips : Kov. Çene çalmak. Gevezelik etmek. Laf yetiştirmek. Söz. Dedikodu. Dedikodu etmek. Gevezelik. Dedikodu yapmak.
Coddle synonyms : indulge, coshering, scalded, cockers, mollycoddles, seethes, mollycoddled, babied, fuss over, cocker, dance attendance on, coddled, dote, do by, treat, cossets, bubble, chew the fat, seethe, cosseted, cherish, boil, scald, lock on, featherbed, scalds, stew, boils, cook, featherbedded, coddles, cosseting, babying.
Coddle ingilizce tanımı, definition of Coddle
Coddle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To parboil, or soften by boiling.

Bu kısımda Coddle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coddle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coddle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coddle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.