Gossips türkçesi Gossips nedir

Gossips ile ilgili cümleler

English: Ali isn't the type of person who gossips.
Turkish: Ali dedikodu yapan insan türü değildir.

Gossips ingilizcede ne demek, Gossips nerede nasıl kullanılır?

Backstairs gossip : Hizmetçi dedikodusu.

Have a gossip : Çene çalmak. Hoşbeş etmek.

Malicious gossip : Kötü niyetli dedikodu. Kötü niyetle yapılan dedikodu.

Gossip : Kaynatmak. Dedikodu yapmak. Bir birey ya da toplumsal küme üzerinde, yüze karşı değil arkadan sözlü saldırıda bulunmak yoluyla toplumsal denetim kurma. Söz. Dedikodu etmek. Dedikodu. Gevezelik etmek. Laf yetiştirmek. Çene çalmak.

Gossiped : Dedikodu etmek. Laf yetiştirmek. Gevezelik etmek. Dedikodu. Söz. Gevezelik. Çene çalmak. Kaynatmak. Dedikodu yapmak. Kov.

Gossipry : Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan boş konuşma. Bir kişi ve ona parasal kaynak sağlayanlar ile arasındaki yakınlık. Söylenti. Hoşbeş. Dedikodu. Benzersiz yakınlık. Manevi ilişki veya yakınlık.

Goss : Dedikodu. Karaçalı.

Less gossipol containing cottonseed meal : Düşük gosipollü pamuk tohumu küspesi. Mekanik özütlemeyle elde edilmiş, içerisindeki serbest gosipol oranı % 0.04'den fazla olmayan pamuk tohumu küspesi.

 

Gossamer : Havada uçan ince örümcek ağı. İnce kumaş. Örümcek ağı. İncecik şey. Bürümcük. İnce. Çok ince bir tür bürümcük. Hafif. Hafif ve incecik. Çok ince şey.

Gossipmonger : Ayaklı gazete. Dedikoducu. Dedikodu yayan kimse.

İngilizce Gossips Türkçe anlamı, Gossips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gossips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chippering : Yüzey pürüzlendirici. Tarakçı. Şık. Kuş gibi cıvıldamak. Cıvıldamak. Neşeli. Yonga makinesi. Canlı.

Rumour : Söylenti. Belli bir olayın olduğu yolunda bir topluluk ya da toplumsal kümede dolaşan doğrulanmamış haber. Yaymak. Tevatur. Rivayet. Tevatür. Dedikodu çıkarmak. Şayia.

Babblings : Bebeleme. Cıvıldama. Bebek konuşması. Agulama. Bebekçe (konuşma). Boşboğazlık. Gevezelik et.

Babbles : Cırlamak. Saçmalamak. Ağzından kaçırmak. Çağlamak (su). Çağıldamak. Boşboğazlık etmek. Anlaşılmaz sözler söylemek. Ağulamak. Şırıldamak. Mırıldanmak.

Gossipry : Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan boş konuşma. Söylenti. Hoşbeş. Manevi ilişki veya yakınlık. Bir kişi ve ona parasal kaynak sağlayanlar ile arasındaki yakınlık. Benzersiz yakınlık.

Comment : Hakkında yorumda bulunmak. Düşüncesini açıklamak. Açıklama. Yorumlamak. Açımlamak. Tefsir etmek. Değerlendirmek. Eleştirmek. Bir yapıtın iyi anlaşılması için açıklanması.

Babbled : Çağıldamak. Boşboğazlık etmek. Şırıldamak. Çağlamak (su). Anlaşılmaz sözler söylemek. Ağulamak. Ağzından kaçırmak. Mırıldanmak. Cırlamak.

Chatted : Laf etmek. Sohbet. Çene çalmak (argo terim). Laklak etmek. Lafa tutmak. Hoşbeş etmek (argo terim). Sohbet etmek. Söyleşmek.

 

Talk scandal : İleri geri konuşmak.

Blabbed : İspiyonlamak. Ağzından kaçırmak. Boşboğaz. Çenesi düşük. Sır vermek. Açığa vurmak. Boşboğazlılık. Boşboğazlık etmek. Geveze.

Gossips synonyms : schmoose, chin wagging, pipeline, confab, tattle, fan the breezes, faithing, committals, goss, chinwag, blab, earful, chins, bubble, commitments, chippers, gab, causeries, boils, chattering, gossip, talk of the town, hearsays, chining, cackled, blabbers, chatters, talk, grapevines, coddle, blabber, expressions, coddled.

Gossips zıt anlamlı kelimeler, Gossips kelime anlamı

Uncommunicative : Konuşkan olmayan. Ketum. Az konuşan. Çekingen. Az konuşur. Ağzı sıkı.