Gossiped türkçesi Gossiped nedir

Gossiped ile ilgili cümleler

English: The boy, upon seeing a butterfly, proceeded to run after it, provoking the anger of his mother, who had ordered him to stay quiet while she gossiped with the lady next door.
Turkish: Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.

Gossiped ingilizcede ne demek, Gossiped nerede nasıl kullanılır?

Gossiper : Dedikodu yapan kimse. Dedikodular yayan kimse. Dedikoducu. Dedikodu yayan kimse. Dedikoducu kimse.

Gossipers : Dedikodu yapan kimse. Dedikodular yayan kimse. Dedikoducu. Dedikodu yayan kimse.

Backstairs gossip : Hizmetçi dedikodusu.

Have a gossip : Çene çalmak. Hoşbeş etmek.

Malicious gossip : Kötü niyetle yapılan dedikodu. Kötü niyetli dedikodu.

Gossamers : Hafif ve incecik. Çok hafif. İncecik şey. Örümcek ağı. Bürümcük. İncecik. Hafif. Havada uçan ince örümcek ağı. İnce kumaş. Çok ince bir tür bürümcük.

Gossipry : Söylenti. Manevi ilişki veya yakınlık. Dedikodu. Hoşbeş. Benzersiz yakınlık. Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan boş konuşma. Bir kişi ve ona parasal kaynak sağlayanlar ile arasındaki yakınlık.

 

Gossamer : İncecik. Çok hafif. Örümcek ağı. İncecik şey. Havada uçan ince örümcek ağı. İnce. Çok ince şey. Çok ince bir tür bürümcük. İnce kumaş. Hafif.

Less gossipol containing cottonseed meal : Mekanik özütlemeyle elde edilmiş, içerisindeki serbest gosipol oranı % 0.04'den fazla olmayan pamuk tohumu küspesi. Düşük gosipollü pamuk tohumu küspesi.

Goss : Dedikodu. Karaçalı.

İngilizce Gossiped Türkçe anlamı, Gossiped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gossiped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Report : Muhabirlik yapmak. Rapor. Bildirmek. Her tür konu üzerinde yapılan izleme, inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge. Borsada erteleme. Hazır bulunmak. Söylemek. Rapor sunmak. Nakletmek. Görünmek.

Chit chat : Çene çalma. Makara yapmak. Geyik muhabbeti yapmak. Muhabbet. Geyik yapmak. Küçük kısa konuşma. Sohbet. Önemsiz meseleler hakkında konuşma.

Chatted : Kandırmaya çalışmak. Hoşbeş etmek (argo terim). Çene çalmak (argo terim). Söyleşmek. Laflamak. Sohbet etmek. Lafa tutmak. Laklak etmek.

Causeries : Makale (sohbet biçiminde). Konuşma. Sohbet. Çene çalma. Söyleşi.

Cackled : (tavuk) gıdaklamak. Kıkırdamak. Laflamak. Çenesi düşmek. Kıkır kıkır gülmek. Gıdaklamak. Gürültülü bir şekilde konuşmak. Gıdıklamak. Çenesi durmamak.

Chitchat : Hasbıhal. Laklak. Sohbet. Muhabbet. Çene çalma. Havadan sudan konuşmak. Çene.

Coddles : Özenle bakmak. Hafif ateşte kaynatmak. Üstüne titremek. Ağır ateşte kaynatmak. Üzerine titremek. Nazlı alıştırmak. Hafif ateşte pişirmek. Üstüne düşmek. Şımartmak.

 

Chins : Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Çenenin altına sıkıştırmak. Konuşmak. Çene hizası. Birmanya'da'burma'da. Çene. Çene hizasına getirmek. Çin.

Tattle : Boşboğazlık etmek. Gammazlamak. Fitlemek. Geveze. Ağzından kaçırmak. Boşboğazlık.

Gossip : Dedikoducu kimse. Bir birey ya da toplumsal küme üzerinde, yüze karşı değil arkadan sözlü saldırıda bulunmak yoluyla toplumsal denetim kurma.

Gossiped synonyms : pipeline, chin wagging, schmoose, cackle, chitchats, ensuring, scalds, chew the fat, malicious gossip, gabbed, grapevines, blabber, engagement, confabulation, scandal, comment, seethes, boils, chatters, claver, blabbers, dirt, babble, chippered, account, coddling, boil, faithing, small talk, rumouring, chinwag, earful, babblings.

Gossiped zıt anlamlı kelimeler, Gossiped kelime anlamı

Uncommunicative : Az konuşan. Konuşkan olmayan. Çekingen. Ketum. Az konuşur. Ağzı sıkı.